TCK'nın 314/3 ve 220/7. maddesinin 1. cümlesi delaletiyle 314/2, 220/7-2. cümle, 5271 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62... . maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak; TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53... /9. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. Emniyet mensubu olan sanık hakkındaki veri inceleme raporuna göre örgüt içerisinde; “FETÖ içerisinde olup, örgüt benim örgütüm diyen, ancak bazı zaafları olan polis memuru" yani “...” olarak nitelendirilen sanığın, veri inceleme raporunun ... başkanı ve öğretmeni konumundaki şahıslara dair bilgiler içermesi karşısında, sanığın ... başkanı olarak gösterilen "..." ve öğretmeni olarak gösterilen "..." isimli kişiler olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın ... başkanı olarak gösterilen "..." ve öğretmeni olarak gösterilen "..." isimli kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliğinden soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılıp, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve beyanlarının okunması ile mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması,

2. UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanıkla ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.