Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin olunan cezadan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmi ikinci fıkrası gereği 2/3 oranında indirim yapılması gerekirken 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında belirlenen temel cezanın 5607 sayılı Kanun'un 3/10-son maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 7 gün adli para cezası olarak tayin edilmesinden sonra bu cezadan aynı kanunun 3/22. maddesi doğrultusunda belirlenen sonuç cezadan 1/3 oranında indirim yapılması sonucunda neticeten 2 yıl hapis 4 gün adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde 2 yıl hapis 5 gün adli para cezasına hükmedilerek sonuç olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.