Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.12.2012 tarih ve 2012/429 - 2012/710 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.06.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.06.1999 tarihli 4.000 ve 16.000 DM tutarında tahsilat makbuzları ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu ile toplam 20.000 DM parasını .... AG'ye verdiğini, bu şirketin ve .... GmbH'nin iflas ettiklerini, .... AG ile .... GmbH'nin, davalılar .... A.Ş. ile ....'e para aktarmak amacıyla kurulduğunu, anılan her üç şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla paralar topladığı ve bu paraları davalı şirkete aktardığı, fiillerini kapsar şekilde hakkında dolandırıcılık nedeniyle ceza davası açıldığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu’na aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davalıların kanunlara aykırı olarak tahsil ettiği 20.000 DM (10.225,83 Euro)’nun dava tarihindeki karşılığı olan (21.002,83) TL.’nin tahsil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 30.03.2012 tarihli ilama dayanılarak, davalılarla dava dışı yabancı şirketler arasında organik bağ bulunduğu, davacının .... .'ye sessiz ortak olduğu, ancak yatırdığı para karşılığında tek beklentisi olan kar payı dağıtımının hiçbir zaman gerçekleşmediği, .... A.G. ve .... GmbH.'nin gayri faal şirketler olduğu, yurt dışı her iki şirketin kurulmasındaki asıl amacın, davalılardan ....'ün hakim ortağı bulunduğu davalı şirkete para aktarılması olduğu, böylece davalıların davacı tarafça yatırılan ortaklık payını iade ile yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (21.002,83) TL.'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. ...

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.098,35 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, tarihinde oybirliğiyle karar verildi.