Tebliğname No: 2 - 2012/195297
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Yaş küçüklüğüne ilişkin indirimin, akıl hastalığına ilişkin indirimden önce yapılması gerektiği gözetilmeyerek 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesine aykırı davranılması,
2- 5237 sayılı TCK.nun 32/2. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak hem suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın tamamen infazına karar verilip hem de cezaya ek olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-d maddesi uyarınca sağlık tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
3- Mağdur C.. Ü..'a karşı hırsızlığa teşebbüs ettikten sonra kolluk görevlilerine yakalanan suça sürüklenen çocuğun mağdur Ş.. Ö..'un reklam amaçlı işyeri önüne astığı maket bağlamayı çaldıklarını söyleyip suça konu bağlamayı attıkları yeri kolluk görevlilerine söylediklerinin anlaşılması karşısında, mağdur Şabettin'e yönelik hırsızlık suçunun tamamlandığı ve suça sürüklenen çocuğun, suça konu malı attığı yeri göstermek suretiyle isteyerek iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, TCK'nun 168/1.maddesi kapsamında etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu gözetilmeden, suçun teşebbüste kaldığı kabul edilerek ve anılan madde uyarınca indirim yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında, suçu gece işlediğinden bahisle artırım yapılırken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesi uyarınca en üst had olan 1/3 oranında arttırılması,
5- Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hapse çevrileceğe karar verilmek suretiyle, 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 25/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.