Tebliğname No: 2 - 2012/205589

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa bilinen son adresinde tebliğ işleminin yapılamaması üzerine, hükmün, sanığın adres kayıt sisteminden tespit edilen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi, bu sistemde kayıtlı bir adres tespit edilemezse eski adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35/2. maddesine göre tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden bilinen son adreste tebliğ yapılamaması üzerine, doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35/2. maddesine göre 20/01/2012 tarihinde yapılan tebliğin geçersiz olduğu, sanık müdafiinin hükmü öğrenmekle süresinde temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Sanığa ait kimlik bilgilerinin temyize konu suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkası tarafından kullanıldığının iddia edilmesi, soruşturma aşamasındaki kimlik tespitinin beyana dayanması, soruşturma aşamasındaki imzaların sanığa ait imzalarla ilk bakışta farklılık izlenimi vermesi karşısında, bu hususta araştırma yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;

2- Sanığın, mağdurdan 200 TL parayı bozmasını istediği, mağdurun kabul edip bozuk para verdiği, ardından sanığın, mağdura vazgeçtiğini söyleyip 200 TL parasını geri alıp para bozdurmak bahanesiyle aldığı mağdura ait paraları iade ederken el çabukluğuyla bir adet 50 TL banknotu iade etmeyip alıkoymaktan ibaret eyleminin 5237 Sayılı TCK.nun 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı yasanın 142/2-b maddesiyle uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.