Tebliğname No: 6 - 2012/61899

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
1-09.02.2007 tarihinde çalınan aracın 2 gün sonra başka bir hırsızlık suçuna karışan sanıkta sahte plaka ve sahte ruhsat ile yakalandığı, sanığın ilk ifadesinde aracı A.. A..'dan aldığını, daha sonra ise Alim Uçar'dan aldığını ileri sürdüğü, aşamalarda aracı aldığı kişiye ilişkin ifadelerinin değişiklik gösterdiği, A.. A..'ın sanığın iddialarını kabul etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde, A. U. dinlenmesi, hakkında açılmış bir soruşturma veya dava var ise getirtilip incelenmesi, A. U. aracı sanığa verdiğini kabul etmemesi halinde ise aracın çalınma tarihi ile yakalanma tarihi arasındaki sürenin kısalığı da göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2-Sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesi uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, CMUK'nın 326.maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.