İlk derece mahkemesince verilen nitelikli dolandırıcılık suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddi

1. Bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde:
Katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen Beraat kararına yönelik temyiz talepleri yönünden:
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin verilen kararla ilgili olarak istinaf isteminin 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine dair verilen bölge adliye mahkemesi kararının suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden sanık ve müdafiinin temyiz talepleri yönünden yapılan inceleme neticesinde:

Temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından hükme esas ... ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, tespiti halinde beyan sahiplerinin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip tüm beyan ve belgelerin CMK 217. maddesi gereğince duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.