SUÇLAR: Rüşvet alma (sanıklar ... ve ... haklarında ikişer kez), kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve bu suça iştirak (tüm sanıklar haklarında)

HÜKÜMLER: Düşürülme, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... hakkında sadece kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kamu davaları açıldığı, rüşvet verme suçundan kamu davası açılmadığı halde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225. maddesine aykırı olarak bu sanıklar hakkındaki rüşvet isnatlarının irtikap suçunu oluşturabileceğinden bahisle verilen beraat kararlarının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek, ... vekilinin bu kararlara yönelik temyiz istemi ile kamu davasından haberdar edildiği halde davaya katılma talebinde bulunmayıp katılan sıfatını almadığından temyiz hakkı bulunmayan Hazinenin vekili aracılığıyla vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan dönüşen ikna suretiyle irtikap, katılan ... vekilinin aynı suçlar ile tüm sanıklar hakkında ikna suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan düşürülme hükümlerine yönelik temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre kamu davalarının düşürülmesine dair hükümler yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkralarında yer alan "düşürülmesine" ibarelerinin ''düşmesine'' şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.