Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemi ile açılmış; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici 02.02.2008 günlü sözleşme uyarınca davalıya ait dairenin kartonpiyer işlerini yaptığını beyan ederek sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin tahsili için ilâmsız icra takibi yapmış, davalı icra takibine konu edilen alacağın ödendiğini ileri sürerek takibe itiraz ettiğinden takip durmuştur. İşin bedeli yönünden taraflar arasında bir uyuşmazlık olmayıp davalı işin bitirilip teslim edildiğine de karşı çıkmamıştır. Uyuşmazlık iş bedelinin ödenip ödenmediği hususunda olup iş bedelinin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü davalı iş sahibine aittir. Davalı iş sahibi ödemeyi yazılı belge ile kanıtlayamamış, ancak delil listesinde sair yasal deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda davalıya davacı tarafa yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre davanın çözümlenmesi gerekirken ispat külfeti davacıya yüklenmek suretiyle ve sözleşmedeki iş bedelinin işin tesliminde ödeneceği kaydına itibar edilerek ve ödemeyi kanıtlamakla yükümlü olmayan davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.