Tebliğname No: 6 - 2013/262267
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Kolluk görevlilerince düzenlenen 24.08.2010 tarihli olay yeri inceleme raporunda ve 23.08.2010 tarihinde düzenlenen görgü tespit tutanağına göre yakınana ait konutun giriş kapısında her hangi bir zorlamanın olmadığının, kapı kilit sisteminin çalışır vaziyette olduğunun tespit olunduğu, sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanında pişman olduğunu, vefat eden O. D.ile birlikte hırsızlık amacıyla girdiklerini, yakınanı tanıması nedeniyle konutun anahtarını yakınanın kendisinin verdiğini bu şekilde konuta girdiğini savunduğu, yakınanın yargılama evresinde beyanının alınamadığının anlaşılması karşısında yakınanın temin edilerek sanığı ve vefat eden O. D. tanıyıp tanımadığı, tanıması halinde konutunun anahtarını sanığa ve vefat eden O.D. verip vermediği sorularak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b veya 142/2-d maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Sanığın 22.02.2011 ve 17.03.2011 tarihli oturumlarda yakınanın zararını gidermek istediğini bildirdiği, yakınanın soruşturma aşamasında bildirdiği adresten araştırıldığında yakınanın 7 ay önce taşındığının belirtildiği, ancak gerekçeli kararın sanığın mernis adresine tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında yakınan temin edilerek sanığa ödemesi gereken miktar ve ödeme yeri gösterilip yakınanın zararını gidermesi için uygun bir süre tanınarak sonucuna göre sanık lehine TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250,2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar oluşumuna
elverişli bulunmadığı, sanığın sabıkasız olduğu da gözetilerek, sanık hakkında yargılama sürecindeki davranışları gözönünde bulundurularak TCK.nun 62 ve 51. maddeleri uygulandığı halde, 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden “Gerek sanığın müştekinin suçtan doğan zararlarını gidermemesi ve gerekse verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların ertelenmesi sebebiyle CMK.nun 231/6-c ve 231/7. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiştir.” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-) 5237 sayılı TCK nın 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluklarının uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.