SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
1-Sanık ... hakkında, katılan ...'e yönelik tehdit eylemine ve yükletilen suça yönelik, katılan ...'nun temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında, katılan ...'e yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK'nın 324/1. maddesine göre, avukatlık ücreti yargılama giderlerinden olup, aynı Kanunun 327/2. maddesinde yer alan "beraat eden kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler devlet hazinesince üstenilir" hükmü de dikkate alındığında, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına, Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi'nin 13/5. maddesi uyarınca, Hazine aleyhine, 660 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, katılan ... aleyhine 1320 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ...'nun temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkarılıp yerine, "beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddeleri uyarınca, 660 TL vekalet ücretinin Hazine'den alınarak, sanık ...'a verilmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE, hükümlerin bu bağlamda ONANMASINA,
3-Sanık ...'ın katılan ...'e yönelik hakaret, sanık ...'ın da katılan ...'e karşı hakaret suçlarından verilen, ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik temyize gelince;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi, sanıklara isnat edilen TCK'nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunmasının yanı sıra, söz konusu suç nedeniyle sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi, hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlendiğinin iddia edilmesi nedeniyle, uzlaşma kapsamında bulunmadığının anlaşılması ve yeni düzenleme karşısında, hakaret suçları yönünden uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilip, hakaret suçlarından uzlaştırma işlemi uygulanarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ve ...'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.