Tebliğname No: 2 - 2012/196874

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Nüfus kayıt örneği örneği incelendiğinde suça sürüklenen çocuk S.. M..'nun 10.09.1993 doğumlu, son duruşma tarihinin ise 07.03.2012 olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/6-82 E., 2009/231 K. sayılı ve 13.10.2009 tarihli kararında da belirtildiği gibi, gerek 1412 Sayılı CMUK'nın, 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 308.maddesinin 6.fıkrasında, gerekse 5271 Sayılı CMK’nın 289.maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinde; “duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi” hukuka kesin aykırılık hali olarak düzenlenmiştir. Bununla birlikte, 5271 Sayılı CMK'nın 182/2.maddesinde “duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebileceği”,3. fıkrasında “duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hükmün açık duruşmada açıklanacağı” 185.maddesinde ise; “sanık, onsekiz yaşını doldurmamış ise duruşmanın kapalı yapılması, hüküm de kapalı duruşmada açıklanması” gerektiğine dair hükümlere yer verilmiştir.
Somut olayda; oturum tarihinden önce 10.09.2011 tarihinde onsekiz yaşını doldurduğu ve 5271 Sayılı CMK'nın 182,184 ve 186. maddeleri uyarınca verilmiş ayrı bir “kapalılık kararı” da bulunmadığı anlaşılan çocuk hakkındaki duruşmanın, 5271 sayılı CMK’nın 182.maddesi uyarınca “herkese açık” bir şekilde yapılması ve hükmün de “açık yapılan duruşma sırasında” tefhim edilmesi gerektiği gözetilmeden, 29.09.2011 tarihinde ve daha sonraki tarihlerde duruşmaların kapalı yapılması, hükmün de kapalı duruşmada gizlice tefhim edilmesi suretiyle “açıklık kuralının” ihlâl edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.