TCK’nın 314/2,3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle,
62,53,58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince
verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının esastan
reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

A) Sanığın 08.09.2025 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlık hususunda ek beyanlarını içeren dilekçesini gönderdiğinin görülmesi karşısında, hükmün kesinleşmesine kadar etkin pişmanlıkta bulunma imkanı da gözetilerek öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek ayrıntılı bir şekilde beyanlarının alınması, daha sonra vermiş olduğu bilgilerin, sanığın örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun doğruluk ve faydalılık durumunun ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri kapsamında uygulanan indirim oranı yönünden yeniden değerlendirme yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
B) Etkin pişmanlıktan yararlanan sanık hakkında TCK’nın 221/5. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.