SUÇLAR: Silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanığın dayısı olması nedeniyle tanıklığa engel kan hısımlığı olup anlatımı hükme esas alınan tanık ...'ın tanıklıktan ve yeminden çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenilmesi suretiyle CMK’nın 45 ve 51. maddelerine aykırı davranılması,
2)Sanığın savunmalarında, olay günü katılan ...'in aracı ile yolda karşılaştıkları, araçtan indiği sırada katılan ... ile ...'ın da araçtan inerek yanına geldikleri, katılanın kendisine küfür etmesi üzerine karşılıklı olarak katılan ile yumruklaştıkları ve bu sırada katılanın, belinden tabancayı çıkardığı ve ...'ın da kendisini arkasından çekiştirmesi üzerine ellerinden kurtulup kaçtığı, bu sırada 2 el üst üste silah sesi duyduğunu belirtmesi, tanık ...'ın beyanı ile sanık savunmasının örtüşmesi, ayrıca dosya içerisinde yer alan 30/06/2010 tarihli uzmanlık raporunda, ...'in sol el iç svap numunesinde atış artıkları tespit edilmesine rağmen, ...'ın el svab numunelerinde atış artığına rastlanmadığının bildirilmesi karşısında; ...'ın tanıklıktan çekinme hakkını kullanmak istememesi halinde, usulüne uygun tanık sıfatıyla beyanının alınmasından sonra, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatımın hangi nedenle üstün tutulduğunun kararda gösterilip dosya içerisinde bulunan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
3)Kabule göre de;
a)Mahkemece, sanığın, olay sırasında katılanı korkutmak amacıyla 1 el ateş ettiğinin kabul edilmesi karşısında; söz konusu eylemin TCK'nın 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve aynı Kanunun 170/1-c maddesinde tanımlanan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, bu durumda, TCK'nın 44. maddesi uyarınca sadece en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
b)Sanık ile katılan arasında önceye dayalı hukuki konularda anlaşmazlıklar bulunması ve sanığın olayın başlangıç sırasında katılanın kendisine küfürlü konuştuğunu beyan etmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre, silahla tehdit, kasten yaralama suçlarında TCK'nın 29. maddesindeki, hakaret suçunda ise TCK'nın 129. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin sanık lehine uygulanma olanağının tartışılmaması,
c)Silahla tehdit suçundan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
d)Silahla tehdit suçundan verilen uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/1-3. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
e)Adli emanette bulunan suç eşyalarının müsaderesiyle ilgili bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.