Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin15.10.20 21... /230 Esas ve 2021/708 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157/1, 43/2-1,52,53 maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 2.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve .2021/1805 Esas, 2022/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
Katılanlar temyizinde, hukuki ihtilaf olmadığını, sanığın dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini, zararlarını gidermediğini, devlet kurumunun izni varmış gibi hareket ettiğini beyan ederek kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
... Mesleki Eğitim Kursunda müdür olarak görev yapan sanığın resmi prosedürü işletmeksizin ileri seviye aşçılık kursu açtığı, kursa müracaat eden ve kurs bedelini ödeyen katılanlara verdiği eğitim sonrasında Milli Eğitim onaylı sertifika vermediği ve kurs ücretini de iade etmediği iddia edilen olayda; Milli Eğitim Bakanlığın maddi varlığının kullanılması karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK'nin 158/1-d bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yerine mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin de, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.04.2022 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2022/532 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.