Tebliğname No: 2 - 2011/347940

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçlardan mahkum olduğunun anlaşılması karşısında, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Görevli memura hakaret suçundan hüküm kurulurken temel cezanın doğrudan TCK'nın 125/3-a maddesi uyarınca tayini gerektiğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden, atılı suçun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben paraya çevrilmesi ile sanığın birden fazla kamu görevlisine karşı hakaret suçunu işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2-1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezasında artırım yapılmaması hususları da karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa sonuç olarak her iki suçtan da adli para cezası verilmesine, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesine göre sadece hapis cezaları yönünden mükerrirlere özgü infaz rejiminin söz konusu olmasına rağmen uygulama imkanı olmayan TCK'nın 58. maddesine kararda yer verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki tekerrür uygulamasına ilişkin “Sanığın Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/280-2007/26 karar sayılı 21/02/2007 tarihli erteli ilamı ile mükerrir olduğundan hükmolunan cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine. Ayrıca, sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklindeki bölümün tümüyle çıkartılması suretiyle eleştirilen hususlar dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.