B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan yaralanmak isteyip istemediği hususunda ihtar yapılmadığı nazara alınarak, ele geçen kaçak eşya yönünden dosya arasında bulunan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında (KEMT) suça konu eşyanın toplam CIF değerinin 96.410,00 TL, bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 46.983,75 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, suça konu kaçak eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderilerek yeni KEMT varakası alınarak sonucuna göre, kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerinin iki katının bildirilerek, ödeme yapması halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesi uyarınca cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtar edilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.İddianamede müsaderesi talep edilmeyen suça konu eşya hakkında ek savunma hakkı tanınarak 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken, ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.09.2025 tarihinde karar verildi.