Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince 6352 sayılı Yasa ile değiştirilen 2004 Sayılı İcra İflas Kanun'unun geçici 10. maddesinde; "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edileceğinin" düzenlenmesine göre kabul edilen asıl alacak miktarı olan 20.550,00 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatı takdir edilmesi gerekirken,%20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.

3-Davacı vekilinin aleyhine hükmedilen kötü niyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;İcra İflas Kanunun 67. maddesi hükmü uyarınca icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının diğer tarafın talebi üzerine icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. Anılan madde uyarınca davanın reddi halinde davalı borçlu yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız başlatılması ve kötü niyetli olması koşullarının birlikte bulunması gerekir. İtirazın kısmen iptaline karar verildiğine göre bu durumda davalı hakkında takip başlatılmasında davacının kötü niyetli olduğu kabul edilemez.Mahkemece davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.

Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

Yukarıda (2) ve (3) No’lu bentlerde yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.