5237 sayılı TCK'nın 314/2, 220/7 maddeleri delaletiyle 314/2, 220/7,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1- Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan Kayseri Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 07.07.2025 tarihli yazısı ekinde gönderilen ve sanığın mahrem yapılanmada müdür yardımcısı olduğu anlaşılan Emniyet Mahrem Analiz raporu ile Birliktelik Analiz Raporunun CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup değerlendirilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu

2- Kabul ve uygulamaya göre de;
Rutin bankacılık faaliyetinin terör örgütüne yardım unsurunu oluşturmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, hüküm ile ilgili olarak aleyhe temyiz bulunmadığı da gözetilerek CMK'nın 307/5 inci maddesi uyarınca ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.