Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, inkar tazminatı ve tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, tahliyeye, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının icra inkar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Davacı-alacaklı 01.04.2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 07.12.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde 2011 yılının Ekim ayından itibaren 2012 yılının Aralık ayı dahil ödenmeyen kira alacağının tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 750 TL olduğu, Hususi şartlar 6. maddesine göre Tefe-Tüfe ortalaması oranında artış yapılacağı kararlaştırılmıştır.Icra ve İflas Kanunu' nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Olayımızda, takipte istenen kira bedellerinin sözleşmede kararlaştırılan koşullara göre tespiti mümkün olduğundan alacağın likit olmadığından sözedilemez. Bu durumda itirazın iptaline karar verilen asıl alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile alacağın yargılama ile belirlendiğinden bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün icra inkar tazminatına hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan