Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında TCK'nın 43/2 maddesinin uygulanmadığı belirlenerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Mahkemenin gerekçeli kararda haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağını tartıştığı ve TCK'nın 29/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdiği anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştitrak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen silahla tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezanın Yasal bağlamda uygulandığı,
TCK'nın 58. maddesi uygulanırken, birden fazla ilam tekerrüre esas alınmış ise de, 5275 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca infaz aşamasında en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınabileceği,
Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 30/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.