Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin temyizi hükmün gerekçesine yöneliktir. Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000 TL tazminat istemiş, Mahkemece bozmadan önceki hükümde davanın kabulüne karar verilmiştir. Anılan kararda fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğuna dair bir hükme yer verilmemiş olması davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları yönünden dava açmasını engellemez. Yerel mahkemenin somut olaya uygun düşmeyen bu yöndeki gerekçesinde isabet yoksa da bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru olan hükmün 6100 sayılı HMK’nun 370/4. maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün belirtilen gerekçeyle ve gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalılardan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.