TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9,63.
maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullanmayan veya örgütsel iletişim ağına dahil olmayan, soruşturmanın en başından itibaren aksi kanıtlanamayan savunmalarında da görüleceği üzere hakkında mahkûmiyete yeterli, somut delil bulunmayan, örgütün operasyonel eylemlerinin ortaya çıkmasından önce örgüt evinde kaldığına yönelik gizli tanık beyanı bulunan, örgütün operasyonel eylemlerinin ortaya çıkmasından sonra ise örgüt ile bir bağlantısını gösteren başkaca somut bir delilin dosyada mevcut olmadığı görülen sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetine yeterli ve kuvvetli delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.