Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ...'un bir süre birlikte yaşadıklarını, davalının davacıdan habersiz bilgisayarını ve el çantasını aldığını, davacının banka bilgilerini kullanarak davacının rızası ve bilgisi dışında diğer davalıya para aktardığını açıklayıp davacının banka hesabından yasal olmayan şekilde aktarılan toplam 240.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile ortak banka hesaplarının bulunduğunu, davalı müvekkilinin bir kısım kazancını bu ortak hesaba yatırdığını, bir kısım kazancını da yatırım yapması için davacının hesabına yatırdığını, davacı ile ortak şekilde Almanya'dan ev almaya karar verdiklerini, bu nedenle Almanya'da yaşayan diğer davalıya davacının bilgisi dahilinde para transferi yapıldığını, davacıya ait bilgisayarda müvekkline ait müstehcen fotoğraflar bulunduğu için bilgisayarı alarak format attırıp fotoğrafları sildirdikten sonra davacıya iade ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hesabına gönderilen paraların bir kısmının diğer davalı annesi tarafından, bir kısmının da ev alımı için gönderildiğini, ev alımı gerçekleşmediğinden havale edilen paraları iade edeceklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu alacak miktarı olan 240.000,00 TL'nin 110.000,00 TL'lik kısmı yargılama sırasında davacıya ödendiğinden bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 50.000,00 TL'lik kısmı davacı ile davalının ortak hesabından gönderildiğinden bu miktar yönünden davanın reddine, 80.000,00 TL'lik kısmın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince davaya konu olay nedeniyle görülmekte olan ceza davasındaki maddi vakıalar dikkate alınarak aktarılan paraların menşeilerin araştırılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek kararın kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile 110.000,00 TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, bakiye alacak talebi yönünden ceza mahkemesinin kesinleşen kararında iddiaya konu paraların havale edildiği sırada telefonun ve cüzdanın davalıda bulunduğu iddiasının doğru olmadığının, davacının bizzat kendisinin Almanya'dan ev almak istemeleri sebebiyle davalının hesabına gönderildiğine dair maddi vakıanın mahkemeyi bağladığı gerekçesiyle bakiye alacak talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtilen araştırmaların yapılmadığını, Almanya'dan ev alınacağına dair iddianın ispatlanamadığını, paranın menşei, kime ait olduğu, nereden nereye havale edildiği konusunda davalıların beyanlarının çelişkili olduğunu, davalıların bir kısım beyanlarında parayı aldıklarını ikrar ettiklerini, yeterli ve kapsamlı araştırma yapılmadığını, bahse konu paranın davalı tarafından vadeli ortak hesaptan davalı ...'un hesabına, oradan da diğer davalının hesabına aktarıldığını, dava konusu edilen paranın gerçekte kime ait olduğunun tespiti gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.