Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı ... tarafından kullanılan aracın 09.08.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, kaza sonrası polise ve davalı kasko şirketine haber verildiğini, davacının kasko şirketine zararın giderilmesi amacıyla başvurduğunu ancak davalı şirketin gönderdiği yazı cevabında Kasko Sigorta Genel Şartları B.1.1.1 maddesine istinaden talebinin karşılanmayacağının bildirildiğini, davacının haklı ödeme talebinin reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile belirsiz alacak niteliğindeki davada kasko poliçesi kapsamında davacıya ait aracın hasar ve yapılan masraf bedeli olarak gerçek zarar miktarı belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yapılan incelemede meydana gelen kazada sürücünün geçerli bir neden olmaksızın kaza yerinden ayrılması (firar etmesi) nedeniyle kaza anında sigortalı aracı kullanan sürücünün kimliği ve ehliyeti tespit edilemediği gibi bunun sonucunda da sigortalı araç sürücüsünün alkol tespitinin de yapılamamış olması nedeniyle hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, kaza sonrası 09.08.2014 tarihli tutanak ve içeriği ile görevsiz mahkemede dinlenen tutanak mümzi tanıkların beyanlarından davalı tarafın sigortalısı olan aracın kaza anında sürücüsünün tespit edilemediği, tutanak mümzi tanıkların her ikisinin de ayrı ayrı vermiş oldukları beyanlarında; "kazadan sonra gelen kişinin arkadaşına çok mahçup olacağını, sürücünün kim olduğunu söyleyemeyeceğini, sürücü olarak kendisini yazmasını istediğini" belirtmeleri karşısında kazaya karışan aracın sürücüsünün tespit edilemediği bu nedenle Kasko Sigortası Genel Şartları A.5-5.4-5.5 ve 5.10 maddelerinde belirtildiği şekilde sürücüsünün tespit edilememesi sebebiyle hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tüketici mahkemesi gerekçesinde görevsiz mahkemede dinlenen davalı tanıkların beyanlarına atıf yapıldığını, tüketici hukukuna göre tüketici lehine yorum ilkesi dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, dinlenen dört tanığın beyanlarının hiç dikkate alınmadığını, dava öncesinde davalı şirket tarafından tazminat ödenmeme gerekçesiyle sonradan sundukları gerekçenin birbirinden farklı olmasının hiç dikkate alınmadığını, görevini ihmal eden kamu görevlilerini korumakta ve aldıkları sigorta primlerine rağmen haklı tazminatı ödemeyen sigorta şirketlerini de cesaretlendirdiğini, tüketici mahkemesinin de yetersiz gerekçe ile haksız bir karar verdiğini belirtmiştir.
davalı ... tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araç hasar talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.