Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları, birleşen 2017/90 Esas, 2017/431 Esas, 2017/91 Esas, 2017/92 Esas, 2017/93 Esas ve 2017/94 Esas sayılı dosyaların davacıları ... ve ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları, birleşen 2017/90 Esas, 2017/431 Esas, 2017/91 Esas, 2017/92 Esas, 2017/93 Esas ve 2017/94 Esas sayılı dosyaların davacıları ... ve ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl ve birleşen davalarda davacı taraf vekili ayrı ayrı, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 02... parsel sayılı orman vasıflı taşınmaz içerisinde bir kısım yerin müvekkillerinin murislerine 3573 sayılı ... Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakındaki Kanun (3573 sayılı Kanun) ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince tevzi edildiğini ve murisleri tarafından gerekli şartların sağlanması üzerine, bahsi geçen taşınmazlara ilişkin olarak tapuya tescil raporları düzenlendiğini ancak orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların orman sınırları içinde bırakıldığını ve 1 02... parsel numarasını aldığını, dava konusu taşınmazların evveliyatından itibaren orman olmadığı, yabani zeytinlik niteliğinde olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin murislerine tevzi edilen 1-2-3...-12 numaralı zeytincilik parsellerinin orman sınırları dışına çıkarılmasını ve bunlara yönelik olarak 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile vekil edenleri adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı, 3573 sayılı Kanun kapsamında dava konusu alanlarda iyileştirme ve ıslah faaliyetleri tespit edilemediği, orman arazisi sayılan bu taşınmazların özel mülke konu edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları, birleşen 2017/90 Esas, 2017/431 Esas, 2017/91 Esas, 2017/92 Esas, 2017/93 Esas ve 2017/94 Esas sayılı dosyaların davacıları ... ve ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiş; ve işbu karar, asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları, birleşen 2017/90 Esas, 2017/431 Esas, 2017/91 Esas, 2017/92 Esas, 2017/93 Esas ve 2017/94 Esas sayılı dosyaların davacıları ... ve ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 14.02.2007 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.

Dava konusu 1825 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfı ile idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. 2015 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uygulamasında 1 02... parsel numarası alarak, orman vasfı ile işlem görmüştür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup, asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları, birleşen 2017/90 Esas, 2017/431 Esas, 2017/91 Esas, 2017/92 Esas, 2017/93 Esas ve 2017/94 Esas sayılı dosyaların davacıları ... ve ..., ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
484,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 131,20 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz eden ... ve ...'ten alınmasına,
242,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,30 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
242,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,30 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
242,10 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,30 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
322,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 292,60 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
615,40 TL maktu harcın temyiz eden ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.