SUÇLAR: Tehdit, kasten yaralama

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,

Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/3. maddesi uyarınca artırım uygulanması esnasında aynı Yasanın 86/3-a maddesi, her iki suç yönünden de takdiri indirim uygulanması esnasında aynı Yasanın 62. maddesi gösterilmeyerek CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktalarının tebliğnameye uygun olarak; kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/3. maddesi uyarınca artırım uygulanan hüküm fıkrasına ''TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca'', her iki suç yönünden takdiri indirim uygulanan hüküm fıkrasına ''TCK'nın 62. maddesi uyarınca'' ibareleri eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.