Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 27.05.2010-....09.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, fesih gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, davacının sendikla örgütlenmede önder konumda olduğunu, davacının sendikal faaliyetleri sebebiyle ... sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının müvekkili şirkette 24.05.2010-17.08.2011 tarihleri arasında ramp işçisi olarak çalıştığını, davacının internet haber sitesi olan Airport'da müvekkili şirketin diğer personelininde görebilceği şekilde yöneticilerinin şeref ve haysiyet kırıcı yorumlar yaptığını, davacının ve bu yorumları yaptığının savunmasında ikrar ettiğini, davacının ... sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkemece, davacının yazılarının yapıcı, işletmedeki bozukluk yada uygunsuzluklara ilişkin eleştiri niteliğinde olduğu, çalışanları sendikalaşmaya davet ettiğini, davalı işverenin yöneticilerine veya aile bireylerinden herhangi birinin şeref ve haysiyetine dokunacak sözler olmadığını, sendikal faaliyetleri ve bu konudaki internet sitesindeki yazılarından dolayı işten çıkartıldığını ispatladığından davacının ... sözleşmesinin sendika üyesi olması ve sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedildiği gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli ... sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun "sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı" başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, - 2 -
sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, ... saatleri dışında veya işverenin rızası ile ... saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı ... sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanun'un 18,19,20 ve 21. madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 24.05.2010-17.08.2011 tarihleri arasında ramp işçisi olarak çalıştığı, davacının ... sözleşmesinin kurum yöneticileri hakkında asılsız yorumlar yaptığı gerekçe gösterilerek feshedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının www.airporthaber.com adresli internet sitesinde davalı işyerinde yaşanan olaylara ilişkin eleştirel nitelikte yorumlar yazdığı, bu yorumlar incelendiğinde davacının kurum yöneticilerine karşı şeref ve haysiyetlerini kırıcı sözler söylemediği anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak feshin sendikal sebeple olduğu hususuda ispatlanamamıştır. Davacının söz konusu internet sitesindeki, ... sözleşmesinin haklı ya da geçerli sebeple feshine sebep olmayacak mahiyetteki yorumları neticesinde ... sözleşmesinin feshedildiği göz önüne alındığında davacının ... sözleşmesinin sendikal sebeplerle feshedilmediği ortadadır. Davalı işverence yapılan fesih haklı ve geçerli sebebe dayanmamakla birlikte sendikal nedene dayandığı da kanıtlanmış değildir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,

3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,

5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 91,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.