Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ... bünyesinde ... işyerinde ilaç ve kozmetik ürünleri tıbbı satış temsilciliği departmanı kapsamında çalıştığını, ... sözleşmesinin geçerli sebep olmaksızın işverence feshedildiğini belirterek müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacının ... İlaç ve Gıda San ve Tic Ltd Şti bünyesinde çalıştığını, keyfi bir işten çıkarma durumunun olmadığını, müvekkili şirketin çalışanların mağdur olmaması için davacıya ve diğer çalışanlara ödemeler yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece,her iki davalı şirketin aynı adreste, ilaç ve kozmetik işi ile uğraştığı, iki şirketin fiili ve hukuki bağlantı içerisinde şirket merkezlerinin aynı adreste ve şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanının da aynı kişi olduğu, aynı faaliyet alanı içerisinde uğraşan şirketler oldukları gerekçesiyle ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı değerlendirilerek işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı ... Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrasına göre ... güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Dosya içeriğine göre, fesih tarihi olan 24.10.2009 tarihinde davalı ... işyerinde onaltı kişi, ... şirketinde ise altı kişi çalışmaktadır. İki şirketin ortakları, adres ve faaliyet alanları aynı olsa dahi, toplam işçi sayısı otuzun altında kalmaktadır. Davacı vekili tarafından aynı gruba ait olduğu bildirilen ve fesih tarihinde çalıştırdığı işçi sayısı da mahkemece belirlenen ... Tekstil Boyama San Tic. A. Ş.’nin ise ticaret sicili kayıtlarına göre faaliyet alanının davalı şirketler ile aynı olmadığı anlaşılmaktadır. Farklı ... kolunda yer alan ... şirketinin işçi sayısının, otuz işçi sayısının belirlenmesinde dikkate alınamayacağı açıktır. Bu durumda fesih tarihinde davalı işyerinde çalışan işçi sayısı otuzun altında kaldığından, davacı işçi işgüvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Mahkemece işe iade isteğinin bu sebeple reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 112,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.