Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, ... sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence sözlü feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işletmenin bütününü sevk ve idare eden genel müdür yardımcısı olarak işveren vekil yardımcısı sıfatı ile görev yaptığını, ... güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının görev tanımını belirleyen imza sirkülerine göre işveren vekili sıfatı olmadığı, tek başına davalı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını buna göre ... güvencesi hükümlerinden yararlanabileceği ve davacının savunması alınmak sureti ile usulüne uygun şekilde yapılmış fesih bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı ... Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin ... güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.
... güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri her şeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları ... güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Somut olayda; 02.03.2006-01.02.2012 tarihleri arasında yurtdışı satış ve pazarlama bölümü genel müdür yardımcısı olarak çalışan davacının ... sözleşmesi işverenin ... Kanunu ./..

18. madde uyarınca yaptığı fesih ile sona ermiştir. Dosya da bulunan organizasyon şemasındaki yapılanmaya göre, davacının genel müdüre doğrudan bağlı üç genel müdür yardımcısından biri olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre davacının tüm işletmenin yurtdışı satış ve pazarlama bölümünden sorumlu işveren vekil yardımcısı olduğu açıktır. 4857 sayılı Kanun'un 18/son maddesine göre ... güvencesinden yararlanamaz. Mahkemece bu yön gözetilmeden davanın reddi gerekirken feshin geçersizliğine karar verilmesi kanuna uygun düşmemiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5-Davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.