Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanığın soruşturma ve kovuşturma evresinde silahla tehdit suçunu kabul etmemesi, tehdit eyleminde kullanıldığı iddia edilen bıçağın ele geçmemiş olması, 14.05.2013 tarihli polis tutanağında bıçaktan hiç söz edilmemesi, olay yerinde bulunduğu anlaşılan ve sanık ile mağdurların annesi olan ...'a silahlı tehdit hususunun hiç sorulmaması karşısında, öncelikle tanık ...'un bu hususta ayrıntılı ifadesi alındıktan sonra, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp, sonucuna göre tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,

2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı, TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararın ve TCK'nın 53/1-c maddesinde düzenlenen hak yoksunluğunun uygulanma süresi ve şeklinin Kanunda öngörülen biçimde uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.