Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın eşi olan mağdur ...'ın aşamalarda sanığın kendisini tehdit ettiğine ilişkin beyanda bulunması, sanığın da soruşturma aşamasında "başka bir erkek ile görürsem öldürürüm" şeklinde söz söylediğini ikrar etmesi ve yargılama aşamasında da soruşturma beyanını doğrulaması karşısında, sanığın söylediğini ikrar ettiği bu sözlerin TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilip tartışılmadan, "sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin müştekinin iddiasından başka mahkumiyete yeterli kati ve inandırıcı delil bulunmadığı" şeklinde yerinde olmayan gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.