Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalısı ...’a ait işyerinde yangın meydana geldiğini, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/208 D.iş sayılı bilirkişi raporunda yangının elektrik aksamından meydana geldiğinin belirtildiğini, müvekkili şirketin 15.03.2013 tarihinde 209.791,65 TL tazminatı sigortalıya ödediğini, elektrik armatür ve tesisatının bina mülk sahibine ait olduğunu, bina sahibinin 6098 sayılı TBK gereğince kusursuz sorumluluğu bulunduğunu beyanla şimdilik 50.000,00 TL tazminat alacaklarının ödeme tarihi olan 15.03.2013'ten itibaren işleyecek ticari faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; intifa ve oturma hakkı sahiplerinin de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malik ile birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, sigorta şirketi ile sigorta ettirenin elbirliğiyle kendi hata sorumluluklarından doğan zararı davalıya yüklemek istediklerini, kiracının Lüleburgaz Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/564 esas sayılı yargılamasında; 2 yılı aşkın süredir kiracısı olduğu iş yerindeki elektrik aksamının bakımını yangından iki ay önce yaptırdığını beyan ettiğini, flüoresanları açık bırakmakla, iş yerinde vernik ve tiner gibi yanıcı ve parlayıcı madde bırakmakla kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Lüleburgaz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/29 D.iş sayılı, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/208 D.iş sayılı, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/188 Esas sayılı dosyaları olmak üzere dava konusu vakıaya ilişkin birden fazla teknik bilirkişi raporu mevcut olduğu, tüm dosya kapsamı ışığında yangının çıkış sebebinin davacının haklarına halef olduğu sigortalı kaynaklı olduğuna dair güçlü şüphe ve bulguların mevcut olduğu; bunlar olmasa dahi davacının dayandığı elektrik aksamındaki iddia edilen problemlerin, sigortalının kiracılığı süresince ne kendisi tarafından ne de sigortalı/kiracı tarafından gerek bizzat gerekse malike müracaat yoluyla giderilmesine dair herhangi bir girişimde bulunulduğuna dair iddia ve delil ileri sürülmemiş olması karşısında bina maliki ile yangının çıkış sebebi arasında şüpheden uzak illiyet bağının kurulamadığı, bilakis sigortalı ile oldukça kuvvetli bağlantı oluştuğu; bu haliyle TBK md. 69 şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olay değerlendirildiğinde; davalı yapı malikinin sorumluluğuna gidilebilmesi için TBK 69. maddesi uyarınca zararın, binanın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana gelmiş olmasının gerektiği, diğer bir ifade ile meydana gelen yangın ile binadaki yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinin arasında illiyet bağı bulunması gerektiği, değişik iş dosyasında alınan tespit raporu, ekspertiz raporu ile hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarında; yangının çıkış nedeni olarak elektrik kontağından ya da yanar durumda bırakılan veya unutulan flüoresan armatür içindeki kablonun ya da starterin ısınmasıyla eriyerek kor halinde, aşağıda bulunan kumaş veya mobilyaların üzerine düşmesiyle yahut prizde unutulan saç maşası ve saç düzleştiricinin aşırı ısınması sonucu çevresindeki yanıcı malzemeleri zaman içerisinde tutuşturması suretiyle meydana geldiği ihtimalleri üzerinde durulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği gibi, floresan lambaların, çok yoğun olarak kullanılan ürünler olduğu, hatta birçok fabrikada bu tip floresan lambalar kullanılarak 7/24 saat çalışır vaziyette aydınlatma işlemi gerçekleştirildiği, bu ürünler uzun süre çalışmaya uygun ürünler olup, akşam yanar halde unutulduğunda, sabaha yangına sebebiyet verecek ürünler olmadığı, yangının elektrik kontağından ya da elektrik panosundan çıktığına dair somut delil bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları, ceza dosyası kapsamı ve adli emanete alınan petrol türevi ürünlerden vernik ve tinerin, spot eşya mağazası olarak işletilen olay yerinde bulunduğuna dair tespit raporu dikkate alındığında, yangının, açık unutulan flüoresan armatür içindeki kablonun ya da starterin ısınmasından kaynaklı gerçekleştiği ihtimali hayatın olağan akışına uygun görülmediği bu itibarla yangının, binanın yapımdaki bozukluktan veya bakımdaki eksiklikten dolayı meydana geldiği ispatlanamadığı, davalı yapı malikinin TBK 69. Maddesi uyarınca sorumluluğunu doğuracak illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda verilen kararın denetime elverişli olmadığını, dosya kapsamında kendi içerisinde ve birbiriyle çelişkili raporlar olduğu gibi aynı bilirkişiden farklı tarihlerde alınan iki raporda da yangının çıkış sebebine ilişkin farklı tespitler yapıldığını, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/208 d.iş sayılı dosyası ve yangın ekspertiz raporları ile sigortalının meydana gelen yangın hadisesinde bir kusuru bulunmadığı ve yangının florosan armatürü içindeki kabloların kısa devre olması neticesinde meydana geldiği sabit olup tüm bu raporlar karşısında tanzim edilen 17.01.2018 tarihli raporda ise yangına saç maşası ve saç düzleştiricisinin sebep olduğu belirtildiğini ancak bilirkişilerce raporda söz konusu düzleştirici ve maşanın takılı olduğu 3'lü prizin duvar prizine takılı olup olmadığının anlaşılamadığının da belirtildiğini, 3'lü prizin duvar prizine takılı olduğunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi halinde ancak üzerine takılı saç maşası ve düzleştiricinin yangına sebebiyet verip vermediği ihtimal dahilinde değerlendirilebileceğini, 3'lü prizin duvar prizine takılı (elektrik bağlantısı) olup olmadığı dahi henüz tespit edilemiyorken üzerinde takılı düzleştirici ve maşanın yangına sebep olduğu kanaati objektiflik ve bilimsellikten uzak sadece soyut tahmin ve varsayımdan ibaret olduğunu, davalılar TBK md 69 kapsamında sorumlu olup söz konusu sorumluluğun bir kusursuz sorumluluk hali olduğunu ancak dosya kapsamında dava dışı kiracı ...'ın zarar gören sıfatıyla kusuru olduğunu gösterir bir delil olmadığını, aksine sigortalı ... Lüleburgaz 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/564 E-2014/109K sayılı dosyasından beraat etmiş olup meydana gelen yangın olayında bir kastının olmadığı sabit hale geldiğini yani meydana gelen yangın olayı ile sigortalının eylemi arasında herhangi bir illiyet bağının olmadığının tespit edildiğini beyan etmiştir.

Uyuşmazlık, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısının kiracısı olduğu iş yerinde çıkan yangın nedeniyle oluşan hasarın ödenmesi üzerine bina malikinin sorumluluğuna dayalı olarak ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.