SUÇLAR: Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraate yönelik hükümleri ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümleri temyizi yönünden;
1. Katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan beraate yönelik hükümleri ntemyizi yönünden;
Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2011 tarihli ve 2009/290 Esas, 2011/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kararları verilerek kesinleşmesine rağmen, aynı Mahkemenin 20.12.2018 tarihli, 2016/49 Esas, 2018/637 Karar sayılı kararında ise sanık ... hakkında "11.03.2009 tarihlerinde kredi çeken sanıklar ... ile ..'in ve 23.02.2009 tarihinde ..'in çektikleri kredilerin tahsisinde özel belgede sahtecilik suçlarından beraatine" ve sanık ... hakkında da "sabit görülmeyen atılı suçlardan beraatine" karar verildiği ancak söz konusu hükümlerin Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 09.10.2015 tarihli 2015/3364 Esas, 2015/4947 Karar sayılı bozma öncesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile kesinleştiği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılamada sanıklar bakımından yeniden kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla,
2. Katılan vekilinin, sanıklar ..., ... ve ... hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümleri temyizi yönünden;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizlerinin mümkün bulunmadığı, katılan vekili tarafından ilgili karara itiraz edildiği ve itiraz mercince karar verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu sanıklar yönünden Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
1. Sanık ... müdafisinin, beraat hükmü nedeniyle vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılan incelemede:
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında, sanık hakkında özel belgede belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi sebebiyle sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
2. Katılan vekilinin, sanıklar ... hakkında kurulan hükümler ile ...'nin; ., ... ve .. adına kredi tahsisine yönelik banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan beraatine yönelik temyizi yönünden;
Sanıklar ... hakkında kurulan hükümler ile ...'nin .. .., ... ve .. adına kredi tahsisine yönelik banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçu yönünden ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin ve sanık ... müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
Sanıkların, bizzat hazırladığı sahte maaş ve SSK hizmet döküm belgeleriyle katılan .. Bankasının .. Şubesinden sanık ... adına 23.02.2009 tarihinde 20.000,00 TL, sanık ... adına 11.03.2009 tarihinde 6.000,00 TL, sanık ... .. adına 11.03.2009 tarihinde 20.000,00 TL, kredi tahsisinin sağlandığından nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
TCK’nın 158/1-j maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankadan farklı tarihlerde kredi tahsisinin sağlanması durumunda da bankaya karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, buna göre, sanıkların, aynı suç işleme kararı ile Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda ve aynı mağdura karşı birden fazla kez ihlal etmesi halinde tek bir suçtan hüküm kurularak TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden, kimlik bilgileri kullanılan mağdur sayısınca suç oluştuğu kabul edilip ayrı ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin, sanık ... ve ... müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
26.06.2025 tarihinde karar verildi.