HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenler Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Sanık ... müdafisinin temyizi yönünden;
Mahkemece 27.05.2015 tarihli duruşmada verilen "2-Sanık ... vekili Av. ... mazeretini belgelendirmediğinden mazeretin reddine oybirliği ile karar verildi, açık yargılamaya devam olundu." dair ara kararın, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde sayılan temyiz incelemesine tabi hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, dosyanın bu yönden yönden Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle, İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'ın temyizi yönünden;

1. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

a. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezalarına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

b. Sanık ...'in, ilk ifadesinde, ....51 55 nolu hattı kendisinin kulandığını, .. isimli kişiyi tanıdığını, tamir ettiği telefonun sahibi olduğunu deneme amaçlı kendi sim kartını taktığını, sonra telefonu alıp gittiğini ve hattını iptal ettirmek aklına gelmediğini söylemesine karşın sonraki ifadelerinde ise oğlu ..'ın telefon tamirciliği yaptığını, hattı oğlunun kullandığını ve .. isimli kişiyi tanımadığını söylemesi ve ifadelerinde çelişkiye düşmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Katılanın, annesine ev bakmak için .. .com isimli sitede ilan sahibi olarak görünen .. isimli şahsı aradığı, şahsın yönlendirmesi sonucunda şahsın kız kardeşi ... adına kayıtlı hesabına 2.000,00 TL' yi, katılanın eşinin hesabından yatırdığı, ... tarafından sanık ...'ün hesabına paranın gönderildiği, sanık ...'ün de parayı ..'ın hesabına gönderdiği, sanık ...'ün kullandığı telefon hattı ile sanık ...'in kullandığı hat ile olaydan önce görüştüğü ve her iki sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanık ...'ün 22.04.2013 tarihli kolluktaki ilk ifadesinde ..ismini hatırlamadığını, kiralık ev ilanı için birçok emlakçıyı aradığını söyledi ancak para yatırılması ve başka hesaba gönderilmesine yönelik herhangi bir hususa değinmediği, kollukta alınan 10.10.2013 tarihli ikinci ifadesinde yatırılan tutarı kabul ettiği ve 3.000,00 TL olarak belirttiği, telefonda birisinin yönlendirmesi ile parayı başka hesaba gönderdiğini beyan ettiği, 30.04.2014 tarihli sorguda, bir şahsın borcu olmasından dolayı hesabına para yatıramadığından kendisinin hesabını kullandırdığını ifade ettiği, 27.01.2015 tarihli sorguda ise ..'da çalıştığı dönemde isminin .. olduğunu söyleyen şahsın bilet parası olarak fazla para gönderdiğinden bahisle parayı belirttiği hesaba iade ettiğini şeklinde beyanı karşısında, sanık ...'ün dört ayrı ifadesinde de farklı olaylara değindiği ve beyanları arasında çelişki tespit edildiğinden, sanık hakkında TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile beraat hükmü verilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.