B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/22. fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değişik 5607
sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı maddenin 3/5, 3/10... /23. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, Mahkemece 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Olayda ele geçen 2100 paket kaçak sigaraya ilişkin olarak Gümrük İdaresince soruşturma aşamasında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin 11.934,05 TL olduğu, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ise gümrüklenmiş değerin 13.886,71 TL olarak belirlenmesi karşısında; KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değer konusundaki çelişki giderilerek sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin değerlendirilmesi ve sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5/2 maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerekirken, kovuşturma evresinde düzenlenen ve sanığın aleyhine olan bilirkişi raporu üzerinden uygulama yapılması,
3.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarını ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükmün uygulanmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.