B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Adana 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/1309 Değişik İş sayılı arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması,

2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle aynı maddenin 5 ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu nazara alınarak suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545,72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi delaletiyle aynı maddenin 5,10... . (10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''23.'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi,

3. 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa gönderilen etkin pişmanlık ihtaratı ekli tebligatın bila-tebliğ iade döndüğü, ardından herhangi bir etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılmakla, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarın açıkça bildirilerek ödemesi halinde indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması,

4.5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesine aykırı olarak mahkûm olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, anılan maddede düzenlenen hak yoksunluklarına karar verilmesi,

5.Suç konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, imha edilen veya tasfiye kararı verilen sigaraların müsaderesi konusunda karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.