HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerini reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ...'ün beyanına göre, adı geçen katılan yönünden menfaatin elde edildiği tarihin en aleyhe kabulle 31.05.2013, dosyada yer alan dekontlardan katılan ... yönünden 03.06.2013 ve katılan ... yönünden ise 11.07.2013 tarihlerinin suç tarihleri olduğu belirlenerek ve 5271 sayılı CMK'nin 253/21 ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu da gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu dolandırıcılık eylemi için, 5237 sayılı TCK'nin 157. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, uzlaştırma işlemi nedeniyle duran süre de eklendiği hâlde, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.