B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet, suça konu eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,

2. Suçta kullanılan nakil aracının sicili üzerindeki tedbir şerhinin hükmün kesinleşmesi ile birlikte kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

İsabetli bulunmamış olup, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesine ilişkin bendinden "cezasının" ifadesinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ifadesinin eklenmesi, yine nakil aracının iadesine ilişkin fıkrada "şerhin" ifadesinde sonra gelmek üzere "hükmün kesinleşmesi ile birlikte" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kîsmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.