Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/408 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası, L bendi, 43,53,58 nci maddeleri uyarınca 6 yıl, 3 ay hapis ve 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/1084 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
Sanığın temyizi; Dolandırıcılık suçunu işlemediği, doktor olarak tanıtmadığı, parayı borç olarak aldığını, hukuki ihtilaf olduğunu, suçun maddi-manevi unsurların gerçekleşmediğini, hakkında beraat hükmü verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kendisini doktor olarak tanıtmak suretiyle oluşturduğu güvenden istifade ederek işe yerleştirme vaadinde bulunarak haksız menfaat temin ettiği katılanlar tarafından dosyaya sunulan watsapp yazışmalarında da sanığın katılanları sürekli ertelemek sureti ile oyaladığı kabul edilerek Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında duruşma açılarak yapılan yargılamaya, karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, sanık hakkında hükmün İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği, istikrarlı bir şekilde katılanlar beyanları ve tanık beyanlarında sanığın kendisini doktor olarak tanıttığı, Katılan ...'in soruşturmadaki ifadesinde sanığın ... hastanesinde dönüşümlü olarak çalıştığını ifade ettiği, kovuşturma aşamasında da ... hastanesinde doktor olarak tanıdığını belirttiği, İstinaf Mahkemesinin gerekçesinde bu hususa değinildiği anlaşılmakla; sonuca etkili olmayan, tanıkların beyanlarının alınması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/1084 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.