Düşme
Yapılan ön incelemesi neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik 15 gün temyiz süresi belirleyerek katılan ...Ş. vekiline tebliğ edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından katılan ...Ş. vekilinin yanıltıldığı ve 15 gün içinde temyiz dilekçesini verdiği anlaşılmakla, temyiz istemi süresinde kabul edilerek Tebliğname'de ki red düşüncesine iştirak edilmeyerek temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı da tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 11.04.2009 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan ... vekili ve katılan ...Ş. vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.