Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ile ilgili davacı ve davalı ... arasında ... poliçe nosu ile 24.06.2016 başlama ve, 24.06.2017 bitiş tarihli olmak üzere fiziki türü ticari, faaliyet türü ... olmak üzere sigorta poliçesinin imzalandığını, davalının bu poliçe ile binanın uğrayacağı zararlar içerisinde "3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacı ile yetkili organlar tarafından müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde meydana gelen zararlar teminata ilave edilmiştir" güvencesinin de müvekkiline verildiğini, 15.07.2016 tarihinden sonra meydana gelen terör örgütünün sebep olduğu nedenlerden dolayı ülkede OHAL ilan edildiğini ve terörle mücadele kapsamında çıkartılan KHK uyarınca müvekkilinden önceki maliklerin terör örgütü ile iltisaklı olduğuna karar verilerek poliçe teminatında bulunan taşınmaza el konulduğunu, müvekkilinin KHK gereğince el konulan bu taşınmaz için Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/526 Esas sayılı dosyasında Hazine aleyhine açtığı tapu iptal ve tescil davasının derdest olduğunu, davalı ile yapılan sigorta poliçesinde açık olarak taşınmazı Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen Terör Eylemleri ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacı ile yetkili organlarca yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeyde meydana gelen zararların da sözleşme ile güvence altına alındığını, sigortalı taşınmazın terör eylemleri sonucunda müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadan Devlet tarafından mülkiyetine el konulması nedeni ile uğramış olduğu zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi ile ilgili müvekkiline herhangi bir müracaatta bulunmadığını, 6102 sayılı TTK'nın 14 46... . maddeleri gereğince davası ve iddiasını tevsik eden hiçbir belgeyi kendilerine göndermediğini, dava dilekçesi ekinde de sunmadığını, bu nedenle delillerinin kendilerine tebliğ edilmesini talep ettiklerini, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davaya konu poliçeden doğan hakların sahibinin sigortalı ... Bankası olduğunu, poliçede davacının talebini karşılayacak herhangi bir teminatın olmadığını, davacının poliçedeki terör teminatını yanlış anladığını, poliçedeki terör klozunda açıkça “Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde meydana gelen zararlar teminata ilave edilmiştir.” ifadeleri ile terör teminatından nelerin anlaşılması gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, davacının talebine konu olayın bu teminat ile hiçbir ilgisi olmadığını, müsadere edilme veya el konulma riskine karşı sigorta sözleşmesi yapılamadığını, aksi halde davacının talebini karşılayan bir teminat verilmiş olmasının teröre finansman sağlamakla eş değer olacağını, bu sebeple böyle bir sigorta tesis edilmesinin mümkün olmadığını, davacının bütün iddialarını ayrıntılı olarak hukuken geçerli ispat vasıtaları ile ispat etmek zorunda olduğunu, hasarı, hasar miktarını, hasar şekli ve poliçe şartları itibarı ile poliçe teminatına girdiğini, müvekkilinin sorumluğunu ve aktif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın yangın sigorta poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalanmış ve Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde meydana gelen zararların sigorta poliçesi teminatı kapsamına alındığı düzenlenmiş ise de davaya konu taşınmazın önceki malikinin FETÖ Terör Örgütü ile irtibatlı olması ve davacıya yapılan satışın muvazaalı olması nedeniyle davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek Maliye Hazinesi adına tescil edilmesinin yani terör örgütüne ait bir mal varlığına devlet tarafından el konulmasının bir terör eylemi niteliğinde olmayıp aksine terör örgütü ile mücadele niteliğinde Devletin egemenlik hakkı ve meşru müdafaa hakkı kapsamında yapılan bir işlem olduğu, bu işlemin sigorta poliçesi teminatı kapsamında zarar ödemesini gerektirir bir risk olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel Mahkemenin 29.03.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığı belirledikten sonra tahkikat duruşmasına geçtiğini ve tahkikat duruşmasında ise hiçbir usule uygun olarak delil toplanmasına yönelik itirazları dikkate almaksızın ve duruşmanın bittiğini bildirip son sözleri sorulmaksızın davanın esası hakkında karar vererek adil yargılama hakkının zedelendiğini, bu hususun açıkça bozma nedeni olduğunu, müvekkilinin terör örgütü üyeliği ile bir ilişkisi olmayıp müteahhitlik işi ile uğraşan, inşaata uygun birçok ilçede emlak alıp satan ve yine kat karşılığı sözleşmeler imzalayan bir gerçek kişi olduğunu, söz konusu taşınmazı da tapu kaydına güvenerek yine banka ipoteği ile aldığını, keza bankanın ipotek koyduğu bu gayrimenkul için de kendi sigorta şirketine taşınmazı sigorta ettirdiğini, terör olaylarından sonra müvekkilinin satın aldığı taşınmazın eski maliklerinin FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu gerekçesi ile KHK uyarınca tapu kaydının iptal edildiğini ve taşınmazın da Maliye adına tapuda kayıt ve tescil edildiğini, müvekkilinin taşınmazı dava ihbar olunan ... Bankasının sağlamış olduğu ipotek karşılığı kredi ile satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin halen el konulan bu taşınmaz için ihbar olunan bankaya ipotek/kredi borcunu ödediğini, müvekkilinin ipotek ile almış olduğu taşınmazın ileride uğrayabileceği risklere karşılık bankanın zorunlu görmesi nedeni ile taşınmazı sigorta ettirdiğini, söz konusu sigorta poliçesinin içerisinde de teminat altına alınan kloz olarak Terörle Mücadele Kanunu'nda belirtilen zararların da teminat altına alındığını, müvekkilinin söz konusu olayda bir dahli ve kusuru olmadığını, huzurdaki davanın Devlete karşı açılan bir dava olmayıp sigorta şirketine karşı sigorta poliçesi kapsamında açılan tazminat davası olduğunu ve Yerel Mahkemece tartışılması gereken hususun terör eylemlerinden kaynaklı müvekkilinin zarara uğrayıp uğramadığı ve oluşan zararın poliçe kapsamına girip girmediği olduğunu beyan etmiştir.

davalı ... tarafından yangın sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.