SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
1. Sanıklar hakkında "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Sanıklar hakında "Nitelikli Dolandırıcılık" suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz başvuruları yönünden yapılan incelemede;
Sanık ...'ın şikayetçi şirkette finans sorumlusu olarak görev yaptığı, bu dönemde, işi gereği elinden geçen şirket çeklerinden iki adedini kayda almayarak, genel müdürün imzasını taklit etmek suretiyle ciro edip sanık ... ...'e vererek tahsil ettirdiği, yine, şirket tarafından takasa verilen çeklerden iki tanesini geri çekerek sistemde vade tarihlerini değiştirip halen takastaymış görüntüsü yaratarak sanık ... ... vasıtasıyla tahsil ettirdiğinin iddia olunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkması ve finans sorumlusu olan sanık ...'ın eylemine diğer sanık ...'nin iştirak edip etmediğinin belirlenmesi bakımından, şikayet dilekçesinde belirtilen katılan şirketin müşterileri ile yapılan mutabakatlar ile bankalar ile takasa verilen çekler için yapılan mutabakatların şirket kayıt ve defterleri üzerinde uzman bilirkişiler ile inceleme yaptırılarak, defter ve kayıtların delil niteliğinde kabul edilebilecek düzeyde usulüne uygun tutulduğunun tespiti halinde, suça konu çeklerin kayıtlar üzerinde araştırılarak sonucuna göre suç vasfının tespit edilmesi ve sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla, tahsil edilen çek bedelleri tespit edilerek sağlanan haksız menfaatin iki katından ceza belirlenerek artırım ve indirimlerin gün karşılığı belirlenen miktar üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.