Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki ve aynı zamanda yönetimini üstlendiği, müvekkili şirket nezdinde ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan işyerinde 19.10.2010 tarihinde meydana gelen aşırı yağış sırasında davalının rögar kapaklarını açması nedeniyle su basması olduğu ve hasar oluştuğunu, bu hasar nedeniyle sigortalıya 11.664.00 TL ödeme yapıldığını, dava dışı sigortalısının halefi olduğunu, yapılan ödemenin rücuen tahsili için davalı aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğünün 2011/12143 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğine rağmen, borç ödenmediği gibi borca itiraz edildiğinden takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olup, iptalinin gerektiğini beyanla borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zararın meydana gelmesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, şiddetli yağış nedeniyle zararın meydana geldiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin 02.12.2014 tarihli ve 2013/293 Esas, 2014/565 Karar sayılı kararıyla; davalının rögar kapaklarını açması ile oluşan hasarın meydana gelmesi arasında illiyet bağının gerçekleşmediği, hasarın ani ve doğal afet niteliğindeki aşırı yağışlar nedeniyle yağmur suyu sisteminin bu yağışı kaldırmaması ve geri tepmesi nedeniyle oluştuğu, rögar kapaklarının açılmasının ya da açılmamasının doğal afet niteliğindeki yağışın oluşturduğu hasarı etkilemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. HD 15.06.2020 tarihli ve 2018/890 Esas, 2020/3435 Karar sayılı ilâmı ile;"... Davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonra 28.06.2013 tarihinde açılmış olmasına ve yukarıda belirtilen yasa hükmüne göre kira ilişkisine dayalı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olmasına ve mahkemenin gerekçesinde kira sözleşmesinin değerlendirilmesine göre mahkemece, davanın HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince görevsizlik nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Görevsizlik kararı ile dosyanın gönderildiği Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalının rögar kapaklarını açması ile oluşan hasarın meydana gelmesi arasında illiyet bağının gerçekleşmediği, hasarın ani ve doğal afet niteliğindeki aşırı yağışlar nedeniyle yağmur suyu sisteminin bu yağışı kaldırmaması ve geri tepmesi nedeniyle oluştuğu, rögar kapaklarının açılmasının ya da açılmamasının doğal afet niteliğindeki yağışın oluşturduğu hasarı etkilemeyeceği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen zararda AVM yönetiminin sorumluluğunun bulunduğunu, bölgenin dere yatağı olduğunu, sel baskınları konusunda tedbirli olmaları gerektiğini, binanın yapım ve bakımından malikin sorumlu olduğunu, kusursuz sorumluluklarının bulunduğunu, ret kararının hatalı olduğunu belirtmiştir.

davacı ... tarafından ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.