Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı olan tutarı açıkça ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran nakil aracının iadesi kararına yönelik olduğu gözetilerek yapılan sınırlı incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bozma öncesi verilen kararın, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edildiği aleyhe temyiz talebinin bulunmadığı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün 7. bendinden kazanılmış hakka ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine gelmek üzere "02.07.2014 tarihli hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.