B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Malen sorumlunun temyiz istemi yönünden; malen sorumlunun mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını, davaya katılma talebinin olmadığını beyan ettiği cihetle, malen sorumlunun hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden;
Malen sorumlunun mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Sanık Hakkında Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Bozma öncesi verilen hükmün katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edilmesine rağmen katılan vekilinin temyiz isteminin nakil aracının müsaderesi gerektiğiyle sınırlı olması sebebiyle aleyhe temyiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen hükümde uygulanmayan tekerrür hükümlerinin bozmadan sonra kurulan hükümde de uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin (13) nolu bendin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.09.2025 tarihinde karar verildi.