İstinaf başvurularının esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... ile asli müdahiller ... ve ... tarafından açılan davaların kabulüne diğer davacılar ve asli müdahiller tarafından açılan davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davaları reddedilen davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davaları reddedilen davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlardan tapu kaydı, ifraz, taksim, haricen satın alma ve hibe nedeniyle, 1 29..., 9,10... parsel sayılı taşınmazlar ..., ... ve ... adına; 1 29... ve 1 31... parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 1 29... ve 12 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 31... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar ... adına; 1 31..., 2,3,4 ve 1 40... parsel sayılı taşınmazlar komisyon kararı ile ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına; 1 31... parsel sayılı taşınmaz ... adına; 1 40... parsel sayılı taşınmaz ... adına; 1 40... parsel sayılı taşınmaz 1/2'şer paylar ... ve ... adlarına;, 1 40... parsel sayılı taşınmaz ise ... ise adına tespit edilmiştir.

Davacı-davalılar ... ve arkadaşları ile davacı-davalılar ... ve arkadaşları; tapu kaydına ve irsen intikale dayanarak, davacı ...; ... kazandırıcı zamanaşımı nedenine dayanarak, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların hisselere oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında müdahiller ..., ..., ..., ... ve ... aynı nedenlere dayanarak davaya katılmışlardır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamından Ana dosya ve birleşen 2008/95 E. Sayılı dosyanın davacıları ile müdahil davacılar ..., ...'nun davaya konu taşınmazlardaki dayanak tapuda kendilerine isabet etmesi gereken hisselerinin temsilcileri olan ... Tarafından müdahiller ... ve ..., birleşen dosya davacısı ... ile davalılar veya miras bırakanlarına haricen satıldığı, davalıların miras bırakanları ile birlikte zilyetliklerinin Mahkememizce 2016 yılında yapılan keşiften geriye 20... yıl arasında değiştiği, malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız bir şekilde devam ettiği, ... soy adlı kişilerle mirasçılarının dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı, müdahil davacı ... ve mirasçıları dahili davacılar ... ve ...'in ... karısı ... ile ... kızı ...'den miras geldiğini ve payının yazılmasını talep etmişlerse de tapu ve nüfus kayıtlarının incelemesinde dava ile ilgili miras için bir bağlantılarının olmadığı dikkate alınarak Mahkememizin 2018/4 E. s. dava dosyası, birleşen 2008/95 E. sırasına kayıt edilen dava dosyasındaki davacılar ile Müdahil davacılar ..., ..., ..., ... tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacılar ... Ve ... tarafından açılan davanın kabulüne; Ayrıca birleşen 2008/94 E. s. dosya davacısı ... tarafından açılan dava yönünden; bir üst paragraftaki açıklamalarla birlikte her ne kadar davacı 02.04.2021 havale tarihli dilekçesi ile taşınmazın eşi olan ... ...'den kendisine bağış yoluyla intikal ettiğini bildirmiş ise de mahkememizce 11.01.2021 tarihinde davacı ...'nin de bizzat katılımıyla icra edilen keşif esnasında davacı ... vekilinin beyanında taşınmazların satış ve miras yoluyla intikal ettiğini belirtmesi karşısında HMK'nın 78. maddesi gereğince davacının bu açıklamalara açıkça karşı çıkmadığından rıza göstermiş sayılacağı ve gerek mahkememizce 11.01.2021 tarihinde yapılan keşif esnasında gerekse 01.06.2021 tarihli duruşma sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıkların beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla bağışa ilişkin somut bir bilgi verilememesi birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 1 31..., 2,3,4 ve 1 40... parsel sayılı taşınmazların asli zilyet ... ...'den müdahil davacı ...'ye bağışlandığı hususu ispatlanamadığından davacı ...'nin kullanımının miras yoluyla intikal sebebine dayandığı kanaatine varılmakla, muris ... ... mirasçıları arasında da usulüne uygun taksimin bulunmaması sebebiyle taşınmazın elbirliği mülkiyetine konu olduğu, mirasçılardan birinin taşınmazı kullanımının tereke adına olacağı ve murisin davada taraf olmayan mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmakla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen "dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde hakim re'sen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür" hükmü gereğince, davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile dosya arasına alınan muris ... ...'ye ait verasete esas nüfus kaydı doğrultusunda dava konusu 1 31..., 2,3,4 ve 1 40... parsel sayılı taşınmazların mirasçıları adına tesciline karar vermek gerekmiş ..." gerekçesiyle davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacılar ..., ... ve ... tarafından dava konusu 1 31..., 2,3 ve 4 no.lu parsellere yönelik açılan davanın reddine, dava konusu 1 31..., 2,3,4 ve 1 40... no.lu parsellere yönelik davacı ... tarafından açılan davanın kabulüne, müdahil davacılar ...ve ... tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, müdahil davacılar ... ve ... tarafından açılan davada dava konusu 1 29..., 9,10... no.lu parsellere yönelik açılan davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevki 1 29... no.lu parsele yönelik Kadastro Komisyonunca yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın aynı yüzölçümü ve niteliği ile birlikte tamamı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 29..., 10... no.lu parsellere yönelik Kadastro Komisyonunca yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın aynı yüzölçümü ve niteliği ile birlikte tamamı ...adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 31..., 2,3,4 ve 1 40... no.lu parselin Kadastro Komisyonunca yapılan tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazların aynı yüzölçümü ve niteliği ile birlikte tamamı 8 pay kabul edilerek ... ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline; 1 29..., 8,12,1 31..., 6,7,8,1 40..., 2,3 no.lu parsel sayılı taşınmazların aynı yüzölçümleri ve nitelikleri ile birlikte Kadastro Komisyonunca yapılan tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davaları reddedilen davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; "...İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, özellikle taraflar arasında görülen aynı iddia ve savunmalar doğrultusunda görülen ve Yargıtay tarafından onanan ve kuvvetli delil niteliğindeki ... Kadastro Mahkemesinin 2008/87- 2016/41 E-K, 2015/72-2016/40, 2015/73-2016/39, 2015/74-2016/5, 2015/76-2016/42 E-K sayılı dosyaları ve tüm dosya kapsamından ana dosya ve birleşen 2008/95 Esas sayılı dosyanın davacıları ile müdahil davacılar ... ve ...'nun davaya konu taşınmazlardaki dayanak tapuda kendilerine isabet etmesi gereken hisselerini temsilcileri olan ... vasıtasıyla müdahiller ... ve ..., birleşen dosya davacısı ... ile davalılar veya miras bırakanlarına haricen sattıkları, davalılar, müdahiller ... ve ... ve miras bırakanları ile birlikte zilyetliklerini malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız bir şekilde 40 yıla varan bir süre devam ettirdikleri, ... soy adlı kişilerle mirasçılarının dava konusu taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı, müdahil davacı ... ve mirasçıları dahili davacılar ... ve ...'in ... karısı ... ile ... kızı ...'den miras geldiğini ve payının yazılmasını talep etmişlerse de tapu ve nüfus kayıtlarının incelemesinde dava ile ilgili miras için bir bağlantılarının olmadığı ve dolayısıyla bu davacıların taşınmazlardaki miras haklarını ispatlayamadıklarının anlaşılmasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davaları reddedilen davacılar ve asli müdahiller vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden asli müdahil ... mirasçıları ile davacı-davalılar ... ve arkadaşlarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.