Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair kararlar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davalar ile ve asli müdahillerin davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı-davalılar ... ve ... vekili tarafından, duruşmasız olarak davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekilleri, davalı ... kayyımı vekili, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 2 93... parsel sayılı 420,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... adına, 2 63... parsel sayılı 2.136,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 2 58... parsel sayılı 2.695,66 metrekare ve 2 58... parsel sayılı 6.603,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla ... adına; 3 02... parsel sayılı 1.212,84 metrekare yüzölçümündeki ve 2 58... parsel yazılı 4.852,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla ... adına; 2 61... parsel sayılı 25.729,58 metrekare yüzölçümündeki, 2 58... parsel sayılı 4.066,21 metrekare yüzölçümündeki ve 2 58... parsel sayılı 2.894,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla ... adına; 2 58... parsel sayılı 12.871,11 metrekare yüzölçümündeki, 1 83... parsel sayılı 873,41 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tarla vasfıyla ve 1 30... parsel sayılı 318,29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz iki katlı kârgir ev ve arsası vasfıyla ... adına, 1 30... parsel sayılı 292,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz iki katlı kargir ev ve arsası vasfıyla komisyon kararı ile 1/3 payı ... ve 2/3 payı ... adına; 1 77... parsel sayılı 40.560,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden ham toprak vasfıyla Hazine adına; 1 77... parsel sayılı 39.049,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla vergi kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş iken itiraz üzerine komisyon kararıyla aynı vasıfla Hazine adına; 1 78... parsel sayılı 98.134,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla vergi kaydı nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir iken itiraz üzerine komisyon kararıyla 46.934,79 metrekare yüzölçümlü olarak senetsizden Hazine adına, geri kalan 51.199,81 metrekare yüzölçümlü kısmı ise 1 78... parsel numarasıyla ve tapu kaydı nedeniyle ölü ... adına tespit edilmiştir.
Davacı gerçek kişiler tarafından tapu ve vergi kayıtları, mirasen intikal, taksim, pay alımı, harici alımın ve kazandırıcı zamanaşımı nedenlerine dayalı olarak; Hazine tarafından, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazlar hakkında ayrı ayrı tespite itiraz davaları açılmış, aynı sebeplere dayalı olarak asli müdahiller davaya katılmışlardır.
Davalılar ve davalı ... kayyımı; taşınmazlar hakkındaki tespitlerin yerinde olduğunu belirterek, davaların reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince ayrı ayrı yapılan yargılamalar sonucunda; davaların bir kısmının kabulüne bir kısımının reddine karar verilmiş; taraf vekillerince yapılan temyiz itirazları üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; davaların birlikte görülmesi, taraf teşkilinin sağlanması, yönetimce taksim hakkında araştırma ve inceleme yapılarak bir karar verilmesi gereğine değinilerek, hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak taraf teşkili sağlanıp, dava dosyaları birleştirilip yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davalar ile asli müdahillerin davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davalı ... kayyımı vekili, davacı ... vekili, davacı ... mirasçıları ile davacı-davalı ... mirasçıları ve davacı-davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava konusu 2 93... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Nizalı taşınmaz davalı ... adına kadastro sırasında tespit edilmiş olup, bu taşınmaz hakkında birleşen 2012/10 Esas sayılı dava dosyasında ... tarafından tespite itiraz davası açılmış yargılama devam ederken davacının vefatıyla mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda açılan davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince kimlik kontrolü yapılmak suretiyle sundukları dilekçeleriyle, davacının mirasçılarının tamamı bu taşınmaz yönünden temyizlerinden feragat ettiklerini bildirmekle adı geçenlerin 2 93... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava konusu 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı ..., birleşen 2012/11 Esas sayılı dava dosyasında (tamamı davalı ... adına tespit edilen) 1 30... parsel sayılı taşınmaz yönünden taksimen intikal, paylaşma, pay satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayanarak, 1/4 payının kendisine ait olduğu iddiasıyla, birleşen 2012/9 Esas sayılı dava dosyasında (2/3 hisse ... 1/3 hisse ... adına tespit edilen) 1 30... parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı nedenlere dayanarak, eşit (1/2) paylarla tescil istemiyle; davacı ... vekili, 1 30... parsel sayılı taşınmazın taksim miktarı gibi adına tescili istemiyle dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamalar sonunda; dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davacı ..., 3/4 payının ise davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, tespit maliki davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacı ...'in davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı ...'in davasının kabulü ile 1 30... parsel sayılı taşınmazın eşit paylarla ... ve ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, tespit maliki davacı-davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince (2011/7709 Esas, 2011/8820 Karar ve 2010/8138 Esas, 2011/4728 Karar sayılı ilamlarla) davaların birlikte görülmesi, sonrasında yönetimce taksim hakkında araştırma ve inceleme yapılarak bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; "...Birleşen dosya davacılarından ... taşınmazın 1/3 hissesinin; ..., 2/3 hissesinin kendi adına tescil edilmesine yönelik talebi yönünden taşınmazda kadastro tespitinin davacının talep ettiği şekilde yapıldığı anlaşılmakla davacı ... tarafından açılan davada hukuki yararın olmadığı sabit olduğundan davacı ... davasının hukuki yarar yokluğunda reddine karar verilmiştir. Davacı ...'ın iddiası ise 1 30... parselin davacı ... ile kendisine eşit oranda intikal ettiği, 1 30... parsel sayılı taşınmazda ise davalı adına yapılan tespite itirazının bulunmadığı ancak taşınmazda park yeri olarak kullanılan alanın ayrılması noktasındadır. Her ne kadar davacı ... vekili taşınmazın 1/3 hissesinin müvekkiline dava dışı ...'dan satın aldığını beyan etmiş ise de satış senedini ibraz edilmediği, bu yönde tanık da dinletmediği, kendisinin dayanmış olduğu satış senedi tarihsiz ve tarifsiz olduğundan uygulama imkanı olmasa da gerek Mahkememizce 14.05.2018 tarihinde yapılan keşif gerek birleşen ... Kadastro Mahkemesinin bozma öncesi 2008/442 Esasında 30.10.2009 tarihinde yapılan keşifte beyanları alınan mahalli ve tespit bilirkişi ve tanık beyanlarına göre 1 30... parselin tarafların murisi ...'den kaldığı, vefatından sonra mirasçıları arasında taksim yapıldığı, dava konusu 1 30... parseldeki evin ... tarafından yaklaşık 30-40 yıl önce yapıldığı, daha sonrasında 1 30... parselde bulunan evin ... ve ... tarafından yapıldığı, uzun yıllardır da birlikte kullandıkları, aralarında tespite kadar herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, 1 30... parsel içerisinde otopark olarak kullanılan bir alanın bulunmadığı istikrarlı ve tutarlı olarak beyan edilmiş bu doğrultuda dava konusu taşınmazların murisin vefatından sonra taksim edildiği tarafların da kabulüyle sabit olmakla aralarındaki hisse devirleri ispatlanamamış, dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazda ... ve ... tarafından birlikte ev yapılarak uzun yıllardır nizasız olarak kullanıldığı, uzun süreli kullanımın taksimin bu doğrultuda yapıldığına karine teşkil edeceği, taşınmazda bulunan evin eşit hisselerle kullanıldığı anlaşılmış, dava konusu 1 30... parselin ise murisin vefatından sonra üzerinde ev yapılmak suretiyle uzun süredir davalı ... tarafından kullanıldığı, taşınmazda park olarak kullanılan ayrılmış bir bölümün bulunmadığı anlaşıldığı..." gerekçesiyle birleşen dosya davacısı ...'in 1 30... parsele yönelik davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, birleşen dosya davacısı ...'in 1 30... parsele yönelik davasının kabulüne, birleşen dosya davacısı ...'in 1 30... parsele yönelik davasının reddine, 1 30... parselin tutanağının iptaline taşınmazın 2 katlı kargir ev ve arsa vasfı ile 1/2 hissesi ... ve 1/2 hissesi ... adına, 1 30... parsel sayılı taşınmazın tutanağındaki gibi 2 katlı kargir ev ve arsa vasfı vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ... vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı ... vekilinin ve davacı-davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. Dava konusu 1 83..., 2 58..., 2,3,4,6,7,2 61..., 2 63... ve 3 02... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı ..., birleşen 2012/21 Esas sayılı dava dosyasında (tamamı ... adına tespit edilen) 1 83... parsel yönünden taksimen intikale, paylaşmaya, pay satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, Hazine vekili bozma sonrası taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Davacı ... tarafından birleşen 2008/736 Esas sayılı dava dosyasında 2 58..., 2,3,4,5,6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar ile 2 59... parsel sayılı taşınmaz hakkında taksim gibi yahut miras hissesi oranında tescil talebiyle, davacı Hazine vekili tarafından birleşen 2008/686 Esas, 2008/669 Esas, 2008/699 Esas ve 2008/675 Esas sayılı dava dosyalarında taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davalar açılmıştır. Davacı (... oğlu) ... tarafından, birleşen 2008/468 Esas sayılı dava dosyasında 2 58... ve 2 parseller hakkında paylaşmaya, pay satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açılmıştır.
Davacılar ..., ... ve ... mirasçıları tarafından 2008/735 Esas sayılı dava dosyasında (tamamı ... adına tespit edilen) 2 61... parsel yönünden taksim gibi yahut miras oranında adlarına tescili istemiyle dava açılmış; Hazine tarafından ise birleşen 2008/669 Esas sayılı dava dosyasında bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açılmıştır. Davacı ... mirasçıları yargılama devam ederken işbu taşınmaz hakkındaki davalarından feragat ettiklerini bildirmişlerdir.
Davacı Hazine tarafından, birleşen 2008/686 Esas sayılı dava dosyasında tamamı ... adına tespit edilen 3 02... parsel sayılı ve birleşen 2008/675 Esas sayılı dava dosyasında tamamı ... adına tespit edilen 2 63... parsel sayılı taşınmaz hakkında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davalar açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılamalar sonunda; "..dava konusu ... ilçesi ... köyü ... mevki 2 58..., 2,3,4,6 ve7 parseller ile 2 59... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; asıl dosya davacısı ... dava konusu 2 58... parsel sayılı taşınmazın kendi adına yazılması gerekirken hatalı olarak davalı adına tespit gördüğünü, birleşen 2008/736 Esas sayılı dosya davacısı ... dava konusu parsellerin muris ...'den geldiğini, vefatından sonra mirasçılar arasında paylaşıldığını ancak kadastro tespiti sırasında eşit olarak yazılmayarak taksime uyulmadığını, birleşen 2008/669-675- 686- 699 Esas sayılı dosyalarda davacı Hazine tarafından dava konusu taşınmazların ham toprak ve taşlık vasfında olduğu gerekçesi ile davalılar adına yapılan tespitin hatalı olduğu iddiaları ile davalar açılmıştır. Mahkememizce 20.20.2016 tarihinde taşınmazlar başında keşif icra edilmiş, mahkeme gözlemiyle de anlaşıldığı üzere yalnızca dava konusu 2 58... parselin bir kısmının sürülü halde bulunduğu, geri kalan kısımları ile diğer dava konusu parsellerin keşif günü dahi doğal bitki örtüsü ile kaplı, taşlık ve çalılık halde bulunduğu, bazılarının üzerinde yabani ağaçların bulunduğu gözlemlenmiştir. Mahkememizce yapılan keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişi ifadeleri ve tanık anlatımlarıyla taraflarca sunulan tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu yerlere mevki ve bir kısım hudutları itibariyle uymadığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan taşınmazlara ait fotoğraflar, taşınmazların fiili durumu ile keşifte hazır bulunan ... bilirkişi ...'un hüküm kurmaya elverişli bilimsel yeterliliği bulunan asıl ve ek raporundaki taşınmazların imar ihya edilerek tarım toprağı sıfatının kazandırılmadığına ilişkin bilimsel niteliğe haiz raporundaki tespitler dikkate alındığında dava konusu bu parsellerin imar-ihya edilmek suretiyle tarım arazisi haline getirilip kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşulları oluşmadığı, vergi ve tapu kayıtları kapsamında da kalmadığı kanaatine varılarak Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar vermek gerekmiş, bu doğrultuda asıl ve birleşen dosya davacıları gerçek kişilerin hak sahipliğine ilişkin koşulları sağlamadıkları anlaşılmakla davalarının reddine karar verilerek, ayrıca 2008/736 Esas sayılı dosya davacısı mirasçıları ... mirasçılarının 20.10.2016 tarihli keşifte ıslak imzalı vermiş oldukları beyanlarında 2 59... parsel sayılı taşınmaz hakkında babalarının sehven dava açtığını, davadan feragat ettiklerine ilişkin beyanları doğrultusunda bu parsel yönünden davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilerek taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Dava konusu ... ilçesi ... köyü ... yeri mevki 2 63... parsel ve ... mevki 3 02... parsel sayılı taşınmazlar yönünden; birleşen dosyalarda davacı Hazine tarafından tespit maliklerine karşı davalar açılmış olup Mahkememizce 20.10.2016 tarihli keşifte 2 63... parselin komşu taşınmazdan başlayan seranın uzantısının bulunduğu kısmen de boşluk halde olduğu, dava konusu 3 02... parselin meyve ağaçları ve fidanları ile kaplı, etrafı tel örgü ile çevrili olduğu gözlemlenmiş, mahalli ve tespit bilirkişileri ile davalı tanıkları her iki taşınmazın eskiden beri kullanılan yerlerden olduğunu, vergi kayıtları ve tapu kayıtlarının mevki ve bir kısım hudutları itibariyle dava konusu taşınmaza uymadığını beyan etmiş, 10.07.2018 tarihli ... bilirkişi raporunda dava konusu bu parsellerin imar ihya edilmek suretiyle 20 yılı aşkın zamandır kullanıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda sonraki tarihli ... bilirkişi ek raporu gerek uydu fotoğrafları (yakın tarihli hava fotoğrafı bulunmamakla) keşif gözlemi ve mahalli, tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ile çelişkili ve tutarsız bulunmakla itibar edilmeyerek parsellerin yukarıda değinilen keşif gözlemi, bilirkişi ve tanık beyanları ve uzman ... bilirkişi raporundan uzun yıllar önce imar-ihya edilmek suretiyle tarım arazisi haline getirildikleri ve hali hazırda da tarım toprağı niteliğindeki yerlerden oldukları anlaşılmakla bu parsellere ilişkin Hazinenin davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu ... ilçesi ... köyü ... mevkii 1 83... parsel, 2 61... sayılı taşınmazlar yönünden; birleşen dosyalarda davacısı ve asli müdahil Hazine tarafından tespit maliklerine karşı davalar açılmış olup, ayrıca 1 83... parsel sayılı taşınmaz ... tarafından, 2 61... parsel sayılı taşınmaz birleşen 2008/735 Esas sayılı dosya davacıları tarafından dava konusu edilmiştir. Mahkememizce 14.05.2018 tarihli keşifte taşınmazlardan 2 61... parselin ekim dikim yapılarak tarımsal faaliyette kullanılan yerlerden olduğu, 1 83... parsel sayılı taşınmazın üzerinin sera ile kaplı olduğu gözlemlenmiş, mahalli ve tespit bilirkişileri ile davalı tanıkları 1 83... parsel ile 2 61... parsel sayılı taşınmazların ise eskiden beri tarımsal faaliyet yapılarak kullanılan yerlerden olduğunu söylemiş ise de dosyaya sunulan ... bilirkişi raporlarındaki taşınmazların imar ihyasının tamamlanmadığına yönelik hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ve memleket haritaları ile desteklenmiş tespitler dikkate alındığında beyanlara itibar edilmemiş, özellikle 1992 tarihli hava fotoğrafında açıkça çalılık ve kullanımsız halde olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazın tespit tarihi olan 2008 yılı itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmesi gerektiğinden, adlarına tespit görülen kimseler ve davacı gerçek kişilerce bu şartların sağlanmadığı anlaşılmakla davacı Hazinenin davasının kabulüne, birleşen dosya davacıları gerçek kişilerin yapılan keşif incelemesi, dosyaya sunulan ... bilirkişi raporu ve ek raporları, hava ve uydu fotoğrafları ve tüm dosya kapsamında bu parseller yönünden gerçek kişiler adına kazanım koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davalarının reddine karar verilmiş, ayrıca davacı ..., ..., ..., ... ve ... 12.02.2010 tarihli müştereken sundukları dilekçe ile ... köyü 2 61... parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın yanlışlıkla açılmış olduğunu, dava konusu yer hakkında hiç bir taleplerinin olmadığını, davadan feragat ettiklerini (vazgeçtiklerini) belirttikleri anlaşılmakla bu parsel yönünden davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilerek taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmiştir...." gerekçesiyle, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 2 58..., 2,3,4,6,7 ve 2 59... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 2 63... parselin komisyon tutanağındaki gibi tarla vasfı ile ... adına tapuya tesciline, 3 02... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile kadastro tespitindeki gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 61... parsel sayılı taşınmazın tutanağının iptaline, taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 83... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kadastro sırasında tarla vasfıyla tespiti yapılan yukarıda sayılı temyize konu taşınmazlar yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde hüküm vermeye yeterli yöntemince araştırma yapılmadığı ve çelişkili, denetime elverişsiz tekkişilik ziraatçi bilirkişiden aldırılan raporlardan yararlanılmak üzere hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşulları yönünden değerlendirme yapılırken tek kişilik ziraatçi bilirkişiden aldırılan kök ve ek raporlar arasında çelişkiler bulunmasına rağmen, bu çelişkiler giderilmeksizin bazı taşınmazlarda ziraatçi bilirkişiden aldırılan kök rapora, bazı taşınmazlarda ek rapora değer verildiği, bazı taşınmazlar yönünden ise ziraatçi bilirkişi raporlarının hiçbirine değer verilmeyip (kök ve ek rapor arasında çelişki ve tutarsızlık bulunduğu gerekçe gösterilerek) keşifteki gözlem ve beyanlara değer verilerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyada alınan bilirkişi raporunu değerlendirme yetkisi hâkime ait olsa da, bu durum hâkime bilirkişinin yerine geçerek hâkimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebilme yetkisi vermemektedir. Hâkim kendisini bilirkişi veya bilirkişi kurulu yerine koyamaz. Özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda şahsî bilgisi ile sonuca gidemez. O konuda bilirkişi incelemesi yaptırması gerekir. Somut olayda; taşınmazlar hakkında aynı ziraatçi bilirkişiden raporlar aldırıldığı, bilirkişiye uzmanlık alanı olmayan hava fotoğraflarının incelettirildiği, aynı bilirkişinin kök raporda taşınmazlar hakkında imar- ihya ve ıslah edilerek uzun süredir tarım arazisi olduğu yönünde; ek raporda ise tarım özelliği kazandırılmamış arazi vasfında olduklarına dair kanaatini bildirdiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; dava konusu taşınmazlar yönünden eksiklik var ise dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ve en eski yıllara ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereskopik hava fotoğrafı, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları, aynı dönemlere ilişkin uydu fotoğrafları, fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ilgili kurumlardan getirtilip tamamlanıp dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde elverdiğince yaşlı, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile daha önce iş bu dosyada görev almamış fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve üç kişilik ... mühendisi katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, taraflarca taşınmazların ortak muris ... oğlu ...'den mirasen geldiği ve taksim edildiği hususundaki iddialar üzerinde yöntemince durularak araştırma yapılıp taksim olup olmadığı hususu netleştirilmeli, dava konusu taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı, öncesi itibarıyla imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise taşınmazların ne şekilde imar-ihya edildiği ve imar-ihya çalışmalarının hangi tarihte tamamlandığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ... mühendisi heyetinden, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde dava konusu taşınmazların kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, varsa imar-ihya çalışmalarının ne şekilde yapıldığını ve tamamlandığı tarihi ortaya koyan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen hava fotoğrafları üzerinde steroskop aletiyle inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliği, kullanım şekli ve varsa imar-ihya çalışmasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında rapor aldırılmalı, yapılacak inceleme sırasında memleket haritaları ve uydu fotoğraflarından da yararlanılmalı; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli, dava konusu taşınmazların yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilerek sınırları fotoğraflar üzerinde işaretlenmeli, davacı taraflar yahut tespit malikleri yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı duraksamasız şekilde saptanmalı, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4. Dava konusu 1 77..., 8,1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar ... ve ... birleşen 2008/419 Esas sayılı dava dosyasında murisleri ölü ... adına olan tapu kaydına dayanarak, davacılar ... ve ... ortak murisleri adına vergi kayıtlarına dayanarak, 1 78..., 1 77... ve 8 parsel sayılı taşınmazların adlarına tescili istemiyle, davacılar ... mirasçıları, ..., ... ve ..., murisleri ... ve ... adına olan tapu ve vergi kaydına, mirasen intikale, taksime ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tüm taşınmazların mirasçılar adına tescili istemiyle ... açmışlardır. Yargılama sırasında ..., haricen alım, vergi kaydı ve eklemeli zilyetlik; ... ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların bir bölümünün adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; müdahil davacı ...'in davasının reddine, ölü ... mirasçılarının davalarının kısmen kabulüne; 1 78... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 46.644,14 metrekare yüzölçümündeki bölümünün (mirasçılardan ... payı satın alma nedeniyle ... adına olmak üzere), miras payları oranında ölü ... mirasçıları adına, taşınmazın geri kalan ve (A) harfi ile gösterilen bölümünün 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi hükmü gereğince ve diğer taşınmazlardan 1 77... parselin tespit gibi ham toprak niteliğiyle, 1 77... parsel ile 1 78... parsellerin tarla vasfı değiştirilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... mirasçıları ile ... ve ... vekili, ... vekili, davacılar ... ve ..., müdahil ... ile davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.07.2024 tarihli ve 2014/24000 Esas, 2014/9778 Karar sayılı ilamıyla "...Davacılar ... ve ... 2008/419 Esasına (asıl dosya) kaydedilen dava dilekçesi ile çekişmeli 1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazların murisleri ... kızı ...'den kaldığını öne sürerek adlarına tescili istemiyle dava açmalarına, yargılama sırasında ... (baba ismi belli değil) 26.02.2010 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile çekişmeli taşınmazları 20 yıldır ekip biçtiğini belirterek adına tescili istemiyle davaya katılmasına rağmen mahkemece adı geçenler karar başlığında davacı olarak gösterilmediği gibi talepleri hakkında da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. Diğer yandan çekişmeli 1 78... parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ...'nin mirasçılarının kim ya da kimler olduğunun tespit edilemediğine, Hazine de ...'nin son mirasçısı olduğuna dair mirasçılık belgesi sunmak suretiyle davaya müdahil olmadığına göre, mahkemece 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun (3561 sayılı Kanun) uyarınca mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması için vesayet makamından talepte bulunması, vesayet makamınca verilecek karar uyarınca atanan kayyımın davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken usul hükümlerinde hataya düşülerek Hazinenin davaya dahil edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması isabetsiz..." olduğuna işaret edilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; "..Birleşen 2015/43 Esas sayılı dosyaya konu olan dava konusu ... ilçesi ... köyü Karadere mevki 1 77... ve 8 parseller ile 1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; dava konusu 1 77... ve 8 parseller ile 1 78... parsel sayılı taşınmaz Hazine adına, 1 78... parsel sayılı taşınmaz ise ölü ... kızı ... mirasçıları adına tespit görmüştür. ... Kadastro Mahkemesi 2008/419 Esas, 20013/12 Karar sayılı ilamıyla; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2014/2400 Esas, 2014/9778 Karar sayılı ilamıyla; bir takım davacı ve asli müdahiller yönünden hüküm kurulmadığı ve kim olduğuna ulaşılamayan ...'nin mirasçılarının kimler olduğuna ulaşılamaması halinde 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması için vesayet makamından talepte bulunulması ve atanan kayyımın davaya usulünce dahil edilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekli usul işlemleri yerine getirilmiştir. Mahkememiz birleşen 2015/43 Esas sayılı dosyasında 06.07.2017 tarihinde keşif icra edilmiş olup 1 77... parselin keşif günü dahi kayalık, çalılık, ham toprak niteliğinde olduğu, 1 77... parsel ile 1 78... parsel sayılı taşınmazların ise bazı kısımları taşlık ve yabani otlarla kaplı, bazı kısımları sürülü, bazı kısımları ise buğday ekili olup bu bölümler arasında belirgin şekilde sınır bulunmadığı gözlemlenmiştir. Dava konusu bu üç parselin gerek yapılan keşif gözlemleri, gerek uzman teknik bilirkişi raporlarındaki tespitler, hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile mahalli ve tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ve özellikle 12.10.2020 tarihli ... bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında her üç taşınmazın da tespit tarihi olan 2008 tarihi itibariyle tarım toprağı sıfatının kazandırılmadığı, imar ve ihyasının tamamlanmadığı, henüz özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar olduğu kesin olarak saptanmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesinin zorunludur. Müdahil davacı ..., davalı parsellerin atasına ait taşınmazlar olduğunu beyan ederek davaya müdahil olmuş ise de mahallinde yapılan keşif ve uygulamalar, keşif mahallinde uygulanan tapu ve vergi kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı parsellerin hiç birisinin davacı ...'in atasına ait taşınmazlardan olmadığı sabit olmuş olup, davacı ...'in taşınmazlarda zilyetliği bulunmadığından, ayrıca dava konusu 1 77..., 1 77..., ve 1 78... parsellerin imar ihyasının tamamlanmadığından davacının soyut iddia ve talepleri ile müdahillik yolu ile katılmış olduğu davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ... ve ... nun davaları yönünden bu davacılar davalı parsellerden 1 77... ve 1 77... parsellere yönelik dava açmış olup, mahallinde yapılan keşif ve uygulamalar, keşif mahallinde uygulanan tapu ve vergi kayıtları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı parsellerin hiç birisinin davacı davacılar ... ve ... atasına ait taşınmazlardan olmadığı sabit olmuş olup, davacıların kendileri adına sürdürdüğü zilyetliği bulunmadığından ve 1 77..., 1 77..., parsellerin imar ihyasının tamamlanmadığı kesin olarak saptanmış olduğundan bu davacıların soyut iddia ve talepleri ile açmış oldukları davaların reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ... ve ... tarafından ... mirasçıları oldukları iddiası ile dava konusu 1 77... ve 1 78... parsel sayılı taşınmazların atalarından kendilerine intikal eden yerlerden olduğunu, bu taşınmazlar yönünden vergi kayıtlarının bulunduğunu iddia ederek dava açmışlar ise de yapılan keşif incelemesinde tarafların sunduğu tapu kaydının mevki itibariyle taşınmazlara uymadığı, vergi kayıtlarının ise bir kısım hudutları itibariyle taşınmazlara uymadığı, kaldı ki yapılan keşif incelemesi, mahalli ve tespit bilirkişi ve tanık anlatıları ve bu parseller yönünden imar ve ihya ile zilyetlikle kazanım şartları oluşmadığından, davacıların taşınmazda zilyetliklerinin bulunmadığı anlaşılmış, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07.02.2005 tarihli ve 2004/8250 Esas, 2005/798 Karar sayılı ilamıyla belirtildiği üzere zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydının hak sahipliği için yeterli olmadığı dikkate alınarak bu parseller yönünden davalarının reddine karar verilmiştir. 1 78... parselde adına tespit yapılan ...'nin kim olduğu tespit edilememiş, taraflarca ... mirasçısı olduğu hususu ispat edilememiştir. Davacılar muris ... mirasçılarının davaları yönünden; davacılar tapu kaydı ve vergi kayıtları ile zilyetlikle kazanıma dayanmışlardır. Davacıların delil olarak dayandıkları bu vergi ve tapu kaydının niteliği itibari ile değiştirilebilir ve genişletilebilir sınırlar ihtiva eden kayıtlar olduğu, gerek bozma öncesi gerekse bozma sonrası yapılan keşiflerde uygulanmakla vergi kayıtları mevki ve bir kısım hudutları itibariyle dava konusu taşınmazlara uymadığı saptanmıştır. Dava konusu 1 77... ve 8 parseller ile 1 78... parselin gerek yapılan keşif gözlemleri, gerek uzman teknik bilirkişi raporlarındaki tespitler, hava fotoğrafları, memleket haritaları ve uydu görüntüleri ile mahalli ve tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ve özellikle 12.01.2020 tarihli ... bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında her üç taşınmazın da tespit tarihi olan 2008 tarihi itibariyle dahi tarım toprağı sıfatının kazandırılmadığı saptanmış olmakla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesinin zorunlu olduğundan, davacı ... mrasçılarınca dava konusu yerde tespit tarihi itibariyle son 20 yıllık süreçte bu şartları gerçekleştirilmediği, davacıların delil olarak dayandıkları vergi ve tapu kaydının niteliği itibari ile değiştirilebilir ve genişletilebilir sınırlar ihtiva eden kayıtlar olduğu, gerek bozma öncesi gerekse bozma sonrası yapılan keşiflerde uygulanmakla, tapu ve vergi kayıtları mevki ve bir kısım hudutları itibariyle dava konusu taşınmazlara uymamakla birlikte zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydının hak sahipliği için yeterli olmadığı dikkate alınarak bu parseller yönünden davalarının reddine karar verilmiştir. Davacılar ... mirasçılarının 1 78... parsel sayılı taşınmaza yönelik davası yönünden keşif gözlemleri, uzman teknik bilirkişi raporlarındaki tespitler, hava fotoğrafları, memleket haritaları ve uydu görüntüleri ile mahalli ve tespit bilirkişi ve tanık anlatımları ve özellikle 12.01.2020 tarihli ... bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında taşınmazın tespit tarihi olan 2008 tarihinden geriye doğru 20 yıldan daha önce tarım toprağı sıfatının kazandırıldığı, imar ihyasının tamamlandığı saptanmış olmakla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresince (20 yıl) tarımsal faaliyet yapılarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda müdahil hazinenin davasının reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma öncesi ve sonrası yapılan keşiflerde mahalli ve tespit bilirkişileri ve tanıkların istikrarlı ve tutarlı anlatımlarından anlaşıldığı üzere taşınmazın evveliyatının ...'e dayandığı, kendisi tarafından ekin ekilmek suretiyle kullanılan yerlerden olduğu, vefatından sonra mirasçılarının vefat eden ... öncülüğünde 1965 yılında bir araya gelerek muristen kalan yerleri taksim ettikleri, bu taksimin gerek tarafların mahkememiz keşif ve duruşmalarında çeşitli aşamalarda verdikleri beyanları gerek mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanık anlatımları, gerek mirasçılar adlarına ve birtakım mirasçılar tarafından sattıkları kişiler adına ayrı ayrı tespit edilen taşınmazların varlığı dikkate alındığında taksim hususu ve davacı ... mirasçılarından ...'in mirasçılardan ...'in hissesine isabet eden tüm hisseleri satın aldığı sabit olmuş ise de davacıların paylaşımı Hazineye kalan yerler de dahil olmak üzere bir bütün halinde yaptıkları ve taşınmazların tamamı kendilerine kalacağı inancı ile zilyetliklerini sürdürdükleri, bu sebeple taşınmazların bir kısmının mirasçıları elinde çıkacak olması dikkate alındığında taraflar arasındaki taksim bozulmuş olduğu kabul edilerek, 1 78... parselin ... mirasçılarının tamamını miras hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline, ... mirasçılarından ... sağlığında muris babası ...'den kendisine isabet eden tüm hissesini davacılardan ...'e satıp zilyetliğini devrettiğinden ... hissesinin ... adına kayıt ve tesciline karar verilerek... gerekçesiyle davacılar ölü ... mirasçılarının 1 78... parsele ilişkin davalarının kabulüne, davacılar ölü ... mirasçılarının 1 77..., 8 ve 1 78... parsele yönelik ve diğer davacıların ve asli müdahillerin tüm taşınmazlara yönelik davalarının reddine; dava konusu 1 77... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline,1 78... parsel sayılı taşınmazın komisyon tutanağındaki gibi tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 77... parsel sayılı taşınmazın komisyon tutanağındaki gibi tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 1 78... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tutanağının iptaline, taşınmazın tarla vasfı ile 80/200 hisse oranında ... oğlu ..., 40/200 hisse oranında ... oğlu ..., 40/200 hisse oranında ... oğlu ..., 8/200 hisse oranında ... çocukları ..., 8/200 hisse oranında ..., 8/200 hisse oranında ..., 8/200 hisse oranında ..., 2/200 hisse oranında ... oğlu ..., 3/200 hisse oranında ... oğlu ... ve 3/200 hisse oranında ... kızı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekilleri, davalı ... kayyımı vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
a) Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davacının mirasçılığı hususundaki değerlendirme usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiştir.
b) Davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekilleri ve davalı ... kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 1 77..., 8,1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yazılı şekilde karar verilmiş ise de dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; öncelikle varılan kanaat dosya kapsamına uygun düşmediği gibi, tapu uygulaması yönünden de Yargıtay yerleşik uygulamasına aykırı ve yöntemince araştırma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşulları yönünden yapılan değerlendirmede tek kişilik ziraatçi bilirkişiden aldırılan bozma öncesi ve sonrası raporlar arasında çelişkiler bulunmasına rağmen, bu çelişkiler giderilmeksizin karar verilmiştir.
Dava konusu 1 78... parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı ( 23... tarihli ve 120 varak numaralı 2 dönüm 2 evlek miktarlı) nedeniyle komisyon kararıyla davalı ölü ... adına tespiti yapılmıştır. Davacılar (ölü ... mirasçıları), 1 77..., 8,1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazların dayandıkları tapu (... ve Emine adına 29 Şevval 1278 tarihli 97 varak nolu 4 dönüm miktarlı) ve vergi kaydının (ölü ... adına 1937 tarihli ve 1379 tahrir nolu 15 hektar miktarlı) kapsamında kaldığını ileri sürmüşlerdir. Hazine, bozma sonrası 1 78... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Taşınmazlar yönünden verilen ilk karar, taraf teşkili nedeniyle sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur. Bozma öncesi 10.10.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu aldırılan fen bilirkişisinin 08.02.2013 tarihli raporu ve eki krokide davacıların dayandığı tapu kaydı ile vergi kaydının mevki ve dört hudut itibarıyla, tespite dayanak davalı ...'nin tapusunun mevki hariç dört hudut itibarıyla taşınmazların tamamını kapsadığı bildirilmiştir. Yine aynı bilirkişi raporunda davalı ...'nin aynı numaralı tapu kaydına dayanarak, mirasçısı tarafından 1948 yılında açılıp kabulle neticelenen elatmanın önlenmesi ilamındaki haritanın da davalı taşınmazlara tamamen uyduğu belirtilmiştir. Bozma sonrası yapılan keşif sonucu aldırılan 17.10.2017 tarihli fen bilirkişi heyet raporunda gerek tespite esas gerek davacıların dayandıkları kayıtlar yönünden detaylı açıklama yapılmaksızın "08.02.2013 tarihli raporunda yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiş ve eki krokide sınırlar gösterilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma sonrası taraf teşkili sağlanıp yapılan yargılama neticesinde davacı ... mirasçılarının dayandıkları tapu ve vergi kaydının mevki ve bir kısım hudutlar itibarıyla taşınmazları kapsamadığı, ölü ...'ye ait tapunun ise mevki itibarıyla taşınmazlara uymadığı, kayıtların değişebilir sınırlı olduğu belirtilmekle yetinilmiştir. Karar yerinde fen bilirkişi raporlarına rağmen, gerek mevki olarak gerekse hangi hudutlar itibarıyla kayıtların uymadığı kanaatine varıldığı belirtilmediği için denetlenemediği gibi, yine söz konusu kayıtların hangi sınırları itibarıyla değişebilir sınırlı olduğunun kabul edildiği de açıklanmamıştır.
Bununla birlikte; bozma sonrası verilen hükümde 1 78... parsel sayılı taşınmazın tamamı yönünden davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu belirtilmiştir. Ne varki; aynı ziraatçi bilirkişi bozma öncesi 25.11.2012 tarihli raporunda, taşınmazın (A) harfli kısmının taşlık kayalık ham toprak vasfında, (B) harfli kısmının tarım arazisi vasfında olduğuna dair, bozma sonrası 12.01.2020 tarihli raporunda ise tamamının imar ihya edilmiş tarım arazisi vasfında olduğu kanaatini bildirmiş, yine bozma öncesi raporunda 1 78... parsel sayılı taşınmazın tamamı hakkında ham toprak vasfında olduğu, bozma sonrası raporunda ise aynı bilirkişi taşınmazın tamamının imar ihya edilmiş tarım arazisi vasfında olduğu kanatini bildirilmiştir. Taşınmazlar hakkında raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşulları hakkında değerlendirilme yapılması mümkün değildir.
İlk Derece Mahkemesince öncelikle yapılacak iş; 1 77..., 8,1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazların davacıların dayandıkları ve tespite esas tapu kayıtların kapsamında kalıp kalmadığı netleştirilmeli, tapu kayıtlarının kapsamında ise kayıtların çakışıp çakışmadığı tespit edilmelidir. Davacıların dayandıkları ve tespite esas kayıtların oluşumundan itibaren tüm tedavülleri, var ise haritaları ile komşu taşınmazlar ait kadastro tespit tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla birlikte mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile daha önce dosyada görev almamış fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı ve ... bilirkişlerinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, taraflara ait tapu kayıtlarının haritaları zemine uygulanarak kapsamları 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca öncelikle haritalarına göre belirlenmeli, haritaların uygulanabilir olmaması halinde tapu kayıtlarının sınırları ayrı ayrı okunmak suretiyle yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkânı sağlanmalı, sınırlar komşu parsel tutanak ve varsa dayanağı kayıt ve belgelerle denetlenmeli, bu şekilde tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsayıp kapsamadığı ve kapsamlarının neresi olduğu kesin olarak belirlenmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadıkları alanları gösterir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı kroki düzenlettirilmeli, kayıtlara kapsam tayin edilirken haritası bulunmayan ve gayrisabit sınırlı olan tapu kayıtlarının miktarlarıyla geçerli olacağı dikkate alınmalıdır. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının taşınmazları kapsaması ve çakışması halinde doğru temele dayanan ve eski tarihli tapu kaydına değer verilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği düşünülmelidir. Taşınmazların tamamı/bir kısmının kapsam dışında kalması halinde zilyetlikle kazanım koşulları yönünden ... mühendisi heyetinden, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde dava konusu taşınmazların kullanım biçimini, zilyetlik süresini, toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, varsa imar-ihya çalışmalarının ne şekilde yapıldığını ve tamamlandığı tarihi ortaya koyan, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye hava fotoğrafları üzerinde steroskop aletiyle inceleme yaptırılarak, dava konusu taşınmazların fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki niteliği, kullanım şekli ve varsa imar-ihya çalışmasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında rapor aldırılmalı, davacı taraflar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı duraksamasız şekilde saptanmalı; bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı-davalı ... mirasçılarının 2 93... parsele yönelik temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
(2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı-davalı ... vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle 1 30... ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün ONANMASINA,
(3) no.lu bente açıklanan sebeplerle; 1 83... parsel, 2 58..., 2,3,4,6,7 parseller, 2 61... parsel, 2 63... parsel, 3 02... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
(4-a) no,lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;
(4-b) no.lu bentte açıklanan sebeplerle; davacı-davalı ve asli müdahil Hazine vekili, davacı-davalılar ... ve ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları, davacı-davalı ... ve davacı ... mirasçıları vekilleri ve davalı ... kayyımı vekili temyiz itirazlarının kabulüyle 1 77..., 8,1 78... ve 14 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.