HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, beraat

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:

A. Turgutlu 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık ... hakkında hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6.Ceza Dairesi'nin 13.09.2019 tarihli kararıyla sanık ... hakkında esastan ret, sanık ... hakkında duruşma açılmaksızın beraat kararı verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz nedenleri, sanıkların atılı suçu işlediklerine mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığı incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanunun 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatına karar verilmesi her ne kadar hukuka aykırı ise de; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 01.08.2012 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.