B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.Sanık ... ve Müdafiin Temyiz Talebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay

tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 2 numaralı bendinden "ile cezalandırılması" ibaresinin çıkartılarak yerine " üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hükmün 4 numaralı bendinden "4 gün" ve "80,00 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırasıyla "5 gün" ve "100,00 TL" ibarelerinin eklenmesi, suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II.Sanık ... ve Müdafiin Temyiz Talebi Yönünden
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1-Suç tarihinde 65 yaşından büyük olup ertelemeye engel adlî sicil kaydı bulunmayan sanığın mahkum olduğu cezanın 3 yıldan fazla olmaması nedeniyle erteleme kapsamında bulunduğu gözetilmeden, sanık hakkında "yasal koşulları oluşmadığı" şeklinde gerekçeye dayanarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

2-Sanığın cezada kazanılmış hakkı gereği cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,

3-Tüm sigaraların müsaderesine ilişkin talep bulunduğu halde imha edilen sigaralar yönüyle yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.